2
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
485
Okunma

Bozulmamış insan sevginin pusulasıyla yürüyendir
(Gerçek güçlü olmak için bağırmak zorunda değildir - N. Tesla)
“Bozulduğu zaman, insandan
daha korkunç bir yaratık yoktur.”
diye sesleniyor Tolstoy unutulan bir çağdan
o da acı çekmişti ilk gördüğünde
bozulmuş insanın tarihçesini
yara izleriyle dolu ülkeler yarattı bozulmuş insan
atıldı içine üç elementin karışımı olarak
kırık bir tohumdan yükseldi “ırk, beden ve ruh”
ırk ve beden boşluğa verilmiş armağan
ruh geçmişe tutunan müzikten yapılmış
his parçacıklarının çıkardığı melodilerden
günahlarla yürüyen toplumlar,
duygu mezbahaları, savaş alanları, yokluk ovası,
nihai son hikâyeleri, cennet cehennem masalları
gazap hüzünleriyle çalkalanan kim varsa
otoriteye saygı duymaları öğretildi hepsine
bir damlanın yolculuğundan bakıyorum dünyaya
anlamaya çalışıyorum şeylerin çıkardığı gürültüyü
ayak izlerini buldum anlam öncülerinin
izledim onları vardığım son noktaya kadar
gördüm ezilenlerin bir fikrin ucunda sallanışını
taştan ayaklarıyla gelip geçenlerin bakışları
işaret ediyor yanındakine bir kuşatılmış
“şu, şu turuncu şey!” diyor: “ruhun çektiği eziyet”
hissettim kalabalıklara karışan korkunun yoruculuğunu
sürekli hareket halinde bozulmuş insan
ama kalbi ve vicdanı hep durağan
uzandım kumların üstüne; döküldü göğsüme
her kum tanesinin bir evren olduğu düşüncesi
belki de evren bir düşüncedir dedi içimdeki öbür ben
ikisi de değil dedi oradan geçen bir hakikat tamircisi
“unutma hastalığıdır sizi yok eden”
duydum, hafıza çığlık atarken zamanın çöküşünü
uyanışla tanıştığımda kum taneleriyle dolmuştu sözlerim
ellerimi tutuyordu bir yığın küçük sevinç getirmiş olan evren
bütün gürültüsüyle pusuda bekliyordu bozulmuş insan
gelip kondu yüzüme böyle zamanlarda hep yankılanan o soru
“ben kimim veya neyim?”
unutulmuş bir kütüphaneden öğrendim çok sonra
“arayıcı”ymışım ben sevginin pusulasıyla yürüyen
5.0
100% (8)