0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
103
Okunma
Hayatın kuralı buymuş ulu Tanrıça’m
Sen zahirî alemde Sultan olamazsın fakat,
Hürriyetimiz için fazla güzelsin.
Bu yüzden onca değerlerin yanında,
Bir hürriyete bedelsin.
Bir şarkı ki tuttu bizi, sağır olduk.
Senin melodin duyulmaya başladı Anka’m.
O şarkı anlattı bize istikbalimizi.
Sayende mezarında rahat uyur belki Ata’m.
Gayri senden başkası bilmez halimizi.
Bir haldir ki, rüzgarına kapıldık sefaletin.
Kalbin var en azından, hissederek acımızı,
Belki de kırarsın zincirlerini, esaretin.
Kadehler suskun, bir matem havası büründü.
Bir hayaldir ki kapladı memleketi.
Öncesinde kaldı, Yunan meyhanesi İstanbul’un.
Bir kibir ki kapladı kefereyi.
Kanımızda sizden farklı bir şey yok, cesuruz.
Güllerimiz sevgileri çağrıştırdığı için.
Korkuyorsunuz tir tir titreyerek, buruksunuz.
Hikayeniz bizim ile bittiği için.
Sultan’ım unutmam seni, sevenlerin memleketisin!
Fikir ve vicdan ile dolduk nur cemalini görünce.
Belki insanlar kazanır bir gün, kim bilir?
Yine canavarlaştı hayasız, sevdiğimi görünce.
Bu memleketi biraz sana benzetiyorum.
Hırçın, asi.. ne zincir tesir eder ne de pranga.
Bir dere misali özgürlüğe doğru akarsın sen.
Bu yüzden ne tüfekle durdurabilirler ne de topla.
Sana Tanrıça dedik, faniliğini göremedik.
Bakma sen, bu memleket fani olanları sever.
Ay buluşmazdı yoksa yıldızla, çekip giderdi.
Bir can gitti mi uğruna, insan toprağa vatan der.
Bu memleket bir rüyaydı, sen vardın.
Senin gibi evlatlar yetişti bu ülkeden.
Bu kadar güzeli barındıran bir vatanı,
Güzelliğiyle sevdiğimi fark ettim yeniden.
5.0
100% (1)