8
Yorum
48
Beğeni
0,0
Puan
698
Okunma
Zaman,
bir masalın solgun yaprağını usulca çevirirken
sarındı sarılara kalemim
....
Şehrin acı gülüşü, rüyalarımı savurdu.
Avluların gizeminde rengi solmuş tepeler,
Serin bir yolculuğun mor gülüşünde,
Ay kayboldu.
Acı nehrin kırık aynasında,
gemiler büyüdü, her biri yara iziyle bezeli.
Rüzgarın hoyrat ellerinde,
sandıkların gizli çiçekleri, soldu ve
sessizce yere düştü.
Kayıp bir düşün kaybolan sesine,
Kuşlar çizdi.
-Ellerimde, hiçliğin cam kırıkları.-
Hüznün nefesi zonklarken,
Karanlığın soğuk yüzünde,
Uçurumla dans etti gece.
Gecenin sırrında sis perdesi,
Masumiyetin kızıl sarmaşığı sararken kalbimi,
Göğün tavafı başladı içimde.
-O ışık, umudun kanayan hançeri.-
Çığlıkların yankılandığı,
Unutulmuş bir bahçenin içindeyim.
Dalgın çocukların rüzgâra sevda taşıdığı iklimde,
Coşkulu yeşiller uyansa.
Yalnızlığın dipsiz kuyusunda,
Umut gülü, karanlığı aralıyor
yavaşça
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.