1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
285
Okunma

Bu eski filmin içinde yürüyemez miyim?..
Orada, o eski zaman havasında
Okşansa başım biraz…
Anneannemin sıcacık kucağında bulduğum
O şeyden nasiplensem…
O şey, anlatamadığım…
O zamanlara dair,
Şimdilerde olmayan…
Sanki kazınmış harfler gibi bir duvara…
Şefkat, sevgi, merhamet gibi
Kimi sözcükler…
İşte onların her bir harfinin içinden
Geçen o akışkan, sıcacık şey;
Sıcacık bir kalbin pompaladığı…
Onlardan kalmadı mı hiç
Bu sokaktan geçenlerde?..
Adres sorsam birine,
Yüzüne diktiği duvardan uzanıp
haykıran yokluğunu… o kelimeler…
O filmdeki bir sokaktan geçsem mesela…
Kaldırımda giderken,
Karşıdan gelen orta yaşlı kadın
Sorumu cevaplar belki de, kim bilir?..
Hatta kesin bir şekilde yapar bunu bence,
Daha ona yaklaşmadan bile başlar cevabı…
Ona yönelen gözlerimi fark ettiğinde,
O anda başlar sohbet zaten…
Hemen bir yolculuk başlar
O gözlerden inen yolda,
Kalplere varıncaya kadar…
İki çift göz karşılaşınca,
Gözlerden birinin sahibi
Bir şey sorar gibi bakarsa…
Karşıdakinin gözleri
Hemen cevaplamaya başlar o filmlerde;
“Çekinmene gerek yok, sorabilirsin” der.
Bu yazılı olmayan yasalarından biridir
O eski filmlerin…
Anlattıkları dünyanın en önemli yasası
Yardım isteyene uzanan o eldir.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.