3
Yorum
20
Beğeni
0,0
Puan
591
Okunma
Siyahla beyaz
Ninnilere eşlik etmekte vakit
Gün ayaz kar beyaz ne fark eder ki…
Sancılı bir coğrafyada açmışım gözümü dünyaya
Çok oldu güneşin tanrı olmadığını öğreneli
Renklerin kızılıyla anılır olmuş başım, kızılbaşım
Eli yaş yüzü yaşların ıslaklığı hiç kurumasa da
Hiç unutmadım oturan boğa ile kardeşliğimi
Başağın sarısı pirincin tanesi
Balın peteği, incirin çekirdeği
Yabanı yalın toynaklarıyla inleten taylar
Karası ile karanlığa ışık tutan kömür
Hangi kelamın gücü yeter ki eldeki nasırın hikayesine
Ne güzel gülü bülbüle yakıştırmak
Ne güzel mavilerin en güzelinde denize rastlamak
Musa da asa çarmıhta İsa
Ebrehe ve ebabiller, gök tanrı ve toprak ana
Kaderimize kardeş kavgasını yazan kaleme yazıklar olsun
Ayinesi iştir, lafa bakılmaz
Muhasara altında yetimlerin hakkı
Şah damarında bir hançerle yaşıyor bütün kadınlar
Çok bilmişliğimizden daha çok yanılmışız
Gurur duyuyoruz kişi olmadan kişilik sahibi olmuşluğumuzla
Malik olmak!!
Gözü açık olmayı aç gözlülükle çerçevelemek
Anka kuşuyla kanat açıp yeniden doğmayı düşlemek
Görmezden gelip fırtınanın gazabı, suların azabını
Tanrıların sunağını kara derili kardeşimin göz yaşıyla sulamak…
Yemin olsun ki ben başlatmadım kandan kına yakmayı
Kral çıplak diyeceğim!.. ben hep çıplağım ki!
Kendi köle pazarını kurmuş her devir
Bir incir yaprağı bir zeytin tanesiyle yetinebilseydik keşke…
Keşke; Minareler, havralar, kiliseler biz kardeşiz diyebilselerdi…
Ruz-İ mahşer meydanı ahvali arz huzuru olsaydı, olsaydı da
Şaşı gözlerin de gerçeği görebildiğini fark edebilseydik
Meşesinde bir ormanın
Neşesinde kelebek ömrünce mutlulukların
Peşinde kuzuları varsa bir maralın
Kısa çöp uzun çöpten hakkını alacaksa
Helalleşmek isterdim bütün canlılarla
Helalleşmek
En çok da
Evvelsi gün Hiroşimalı
Dün Somalili
Bu gün de Gazzeli çocuklarla
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.