13
Yorum
61
Beğeni
5,0
Puan
2083
Okunma
Yedi bölgeden derlediğim hayallerim
İç Anadolu da yeşerttiğim umutlarım vardı…
Ellerim Kızılırmak, kollarım Sakarya
Bakışlarım kalmıştır Dicle, Fırat boylarında
Mevsim karakış
Kardan kanat takmışım posta güvercinlerine
Mektuplarım yolda kalmasınlar…
Gün batımı Gülşehir’de
Güle; feryadını dinlemişimdir bülbüllerin
Deli kısrak kişnemeleri bölmüştür rüyalarımı
Ihlara vadisinde
Akasya mevsimidir Hasan dağında,
Niğde bağlarında salkım saçak büyürken aşklar
Elma toplar sevdasına ram olduğum yar,
Yanakları al elmadan daha al
Ilgaz’a yolum düşmüştür hüzün kozalı düşlerimde
Yar yaralı acıların nişanı takılmıştır göğsüme
Bir yâran meclisinde
Bildiğim bütün duaları okumuşumdur
Anne yazılı tüm mezar taşlarını sevgiyle okşarken
Ayazında; yar kokulu yellere ev sahipliği yapmış
Mustafa Kemalin şehri
Boynumda kementtir o yârin savrulan saçları
Mayıstır aylardan
Ulucanlar da kurulmuştur idam sehpam
Ayrılığın bedelini öderken
Yürekli bir ölümün renkleriyle
O ölmeden ben ölmüşümdür!
Gridir gökyüzü,
Koyukahve bir bakış dokunmuştur ruhuma
Bir dokunuş bin ölüme bedeldir,
Ki
Şiirlerimin salası okunmuştur
Şehrin bütün camilerinde
Yalın ayak ve ellerim göğsümde girmişimdir
‘’Gel gör beni aşk neyledi’’ diyen
Yunusun dergâhına
Kul kere kul olmuşum bir ölümlüye!
Ey koca Yunus;
Söyle hele aşk deyip affına mazhar olur muyum? Yaratanın
Yedi bölgeden derlediğim sancılarım
İç Anadolu’dan miras ayrılıklarım, acılarım var
Asılmıştır boynumuza ecel muhtıralı yaftamız
Veysel babayı selamlayıp,
Aşkla çıkmışız ince, uzun bir yola,
O aşk ki;
Selam olsun acısına, hüznüne
Selam olsun yeryüzüne, gökyüzüne
Selam olsun sevdiğimize, sevdiklerimize…
durumum gereği şiire teveccühlere anında karşılık veremedim
nokta ile de olsa teveccüh gösteren bütün insanlara
insanca sevgi ve saygılarımla teşekkürler
5.0
100% (31)