34
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2846
Okunma

Tanıyor musunuz beni ?
hiç gördünüz mü geçmiş yıllarda kırmızı ruh/j/lu gençliği...
Heyy ellerimde tuttuğum yıllar
yıllanmış rüyalar biriktirdiğim yastığımda
üstümü örtüp sarılıp uyuduğum düş yorganım
ne kışlar ne yazlar geçti kadife tenimde
alevsiz anıları külleriyle savurup
eski bir çerçeveye mıhlı dünlerle
sararmış günlerdendi kalan geçmiş...
her geçen yıl, solan yılları doğurdu
doldurduğum gözçukurları derinleşirken
alnımda kalan her çizgi gençlik şarkısı
tazeliği yitmiş dudaklarımda gül kurusu eski bir renkti
aynaları her sildiğimde silinen yıllar
ahşap çerçevede kurt yeniği acılarla
ütüsü gitmiş yüzhatlarıma dokunduğumda
damarlı ellerime takıldı gözlerim
bir zamanlar
ak bir eldivenden daha aktı ellerim
gençliğin tek kanıtı elimde kalan siyah beyazım...
...
yalan söyler miydi gözlerindeki yeşil
savaş şarkılarında hasret kokardı sevdiği
başı bağlı bir dua gibi sakladı özlemleri
iç geçirdikçe göğüs kafesi açıldı / acıdı
nefesi titredi hayali med cezirlerle
içine içine akan yaşları silemedi
bir perdelik oyundu bitti aşk ve hayat
replikler kısa
yıllar uzun kaldı saçlarının beyazında...
ne çok gürültü yapıyordu gün avuçlarında
kendini arayan kadının
gençliği çalan yıllar
baharda zamanı şaşırıp açan çiçekti
hazana kuru yaprak olup savrulan
Lenin izli sonbahardı zaman.
yüreği kış uykusu
elleri orak, parmakları çekiç
ayazı pek beyaz ülke Nazım mezarlı
göğsünde eski bir nişan
kendini arıyordu kırmızı ruj izinde bir kadın...
siz hiç onu gördünüz mü?
5.0
100% (1)