1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
363
Okunma
gözbebeklerimden doğan heyecanlarım
kirpik altı ırmaklarıma düşüyor
sevinçlerim boğulmadan dudaklarımın arkında
yanaklarım tuzlu dalgalara yol
ve nihayetinde insanım
sol yanım inciniyor...
tahammülden arınmış dünyada
tahammülsüz artık yüreğim
savrukluğu toplamaya çalıştıkça
savuluyorum bende...
gönül meydanında anarşist duygular
molotof etkisi yaratırken kalbime
sana kendimi ifade edemem
ama bilirim...
dilediğin kadar koş, bu dünya boş
koşanın da, duranın da varacağı yer aynı
gönülden gönüle coşanın varacağı yerde
sen elemlenme ey kalbim
sevinçten kanatlananın da
hüzünden kanadı kırılanın da
düşeceği yer aynı...
kirpiklerim sırat köprüsü
avuçlarımda sessiz dualarım
yüz hatlarımda hüzün yarıkları
acılar kıblegah misali dururken önümde
dilim pelte bir tümcenin içinde
sükût cümlelerimde beyt oluyor
sen vakur dur yüreğim
gidenin de, gelenin de sunağı aynı...
5.0
100% (5)