1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
452
Okunma
Aşk kalbin hücre hapsidir
Gönül mazgaldan cereyan yapar
Damlayan su damlaları duvarı yontar
Özlemler şiir yoluna duygu taşır o ara
Sessiz hecelerde yükselir çığlıklar
Yutkundukça acıyan yanlarını kimse bilmez
Kan sızdıran yaralara em değil aşk
Kalbin her atışı bundan kabahat
Öğrendim...
her gönüle yansımaz bu ayna
Utangaç yüzümde üryan duruyor gece
Kirpiklerime asılı düş seferleri
Saçlarında gün batımı kokusu
Bakışların anadolu ve içinde metro hattı
İçim dalgalı, anılar vuruyor kıyıma
Sessizliğimi bozan bu sesler
Kalbim nasır bağladığında duracaklar
Şimdi gücüm yok...
Sana bakıyor yüreğimin kalabalığı
Bedenim her iki bacağından felç geçirdi
Gülüşlerim eğri çizgilerle kapalı
Yokluğun varlığıma ağu taşıyor
Solum nice trajediler yaşayan virane
Tatlı sudan tuzluya düşmüş balık gibi
Çırpındıkça daha çok acıyor içim
Bu yorgun şehri sana bırakıyorum
Kanlı günlerim ve iltihaplarım var
Devrim kovalarını yaktın bu gece
Domino etkisi yaratır yarın sabah
Eski taş duvarda asılı kitap
Seni öperek atlıyorum boşluğa
Yokluğuna yorgan kaldırmaz omuzlarım
Olsun....
Dişlerimde ezerken sigara izmaritini
Parmak uçlarıma raptiyeleyip adını
Aşkın ortak ağında kabuslar göreceğim
Kolay olmayacak biliyorum...
Unutuldukları bir gün olur diye beklemem
Öldüren aşka kefen giydirecek değilim
Otuz dokuz yıl sonra en sıcak yerdeyim
Kanlı bir arenada, paslı mızrak ucunda
Yıkılmışlığımın fotoğrafını çek
Hakkını teslim etmek gerek...
Yenilmişliğimi görüyorum bu aşkta
Merhamet dilemem, sevmekte pişmanlık olmaz
Biraz gayret...
Saplarsan mızrakı kurtulacaksın bu yaradan...
Stockholm / 23 Mart 2019
5.0
100% (4)