15
Yorum
40
Beğeni
5,0
Puan
1780
Okunma

çocuk
saçları dağınık
yüzleri nehir misali umuda akan
usulca uçuşurken eteklerinde dünya
tozlu ağacın yapraklarında tüy gibiler
yakalarındaki gül ile mutluluğa kımıldanırlar
kimi şevkatle
kimi bir taşa takılarak
deli çiçek gibi koşarlar
kalemlerden çıkan hayatta büyür beyinler
kimbilir bu hafta sonu
babasını görmeye gider
Asya...
çocuk diyorum
Elif`e sesleniyorum
ne güzel şey
başının üstünde duran
bulutu tutmayı öğrenmek
şahlanan at gibiler
gölgelerinde su ve ekmek
saksılarda susuz çiçekler
ince yağmurları bekler
Sena
gel yanıma otur
eteklerine masallar toplayalım
Annen pencerenden seyretsin güneşini
bak görüyor musun
ağrısız kaygıyla kucaklıyor seni
-ve bağırıyor çocuklar
sar beni cennetine-
inişlerin bittiği yerde çıkışlara
şemsiye açıyorum
korunaklı ayna gibi
yüzleri müjdeyle yerleşen
koparma dalında yeşeren elmayı Fırat
olgunlaştığında lezzet verecek
tıpkı sizin gibi...
çocuk diyorum
ne köprülerden geçecek başlarınız
çatlamış ezgiler dolacak vakitlerinize
Kerem ruhundaki kıvılcımı fışkırtma
tut ateşini içinde/
içinde nazlı umutlar
mavi uğurla denizlenen.
taze sabahların serabı gibi ömür
şaşkın,masum,hırçın
manzarada beyaz ve yeşil şarkılar
avuçlarımdan dökülen
diyorum
gizli el gibisiniz hafızamda
Süleyman,Betül
nereye baksam dönüyorsunuz
elbette gelişiniz yaşamak olacak
karanlığı kaldıracak dişleriniz
ve yazacaksınız bir aşkı
tahtaya...
göğsünüzde dizili akşamlar
köşede duran eserler
hepsi sizi bekler
çocuklar diyorum
bu yolculukta öyle ya da böyle
büyüyeceksiniz.
Not:Şiirimi güne getiren değerli kurul üyelerine ve ruhlarıyla konuk olan
Kıymetli şiir dostlarına teşekkür ederim.
5.0
100% (27)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.