Uyanık bir tek adam, uyuyan binlerce kişiden daha güçlüdür. s. carnot
Dramatik Buluntular
Dramatik Buluntular

Soyut Pazar

Yorum

Soyut Pazar

( 5 kişi )

4

Yorum

11

Beğeni

5,0

Puan

2112

Okunma

Soyut Pazar

Soyut Pazar








yavaş yavaş dağılmaya başlıyor soyut pazar
fikirsiz kalabalıktan geriye sadece çamur kalıyor
sadece çamur
ve deştikçe içinden çıkan kusursuz insan lekeleri



çöp poşetlerine konulan “ansızın yitirilen anlamlar”
bir köşede oturmuş paralarını sayan küçük tüccar
asıl hasılatı soyut kamyonlarla taşıyan büyük üzücüler
müşteri sıkıntısı çekmeyen kötülüğün gülüşü
cebinde cinnetiyle dolaşan boşluk uzmanı bir memur
erkek sesli kadınlar yüzünü arıyor kalabalıkta
gelecek zamanı görünce kaçan geçmişi yıkama ustaları
biraz ötede sohbete dalmış olan iki yaşlı his
içtikleri az şekerli kahvede Tarkovsky sineması
hayalhanenin yerini alan dilsiz kulübeleri işaret ediyor
işte bu yüzden diyor; her yer yüreği kısılmışlar atlası



ablalarım! diye bağırıyor hiç çamaşırları satan tezgâhtar
yeni düşüşler geldi ablalarım, denemek ister misin?
bir yalana bir bedavaaa!
mallar öyle ucuz ve üstelik sesi öyle etkileyiciydi ki yalancının
kapış kapış gidiyordu yeni düşüşler



soyut pazarın bittiği yer büyük caddenin sonu
boş bir varil ve içinde hiç sönmeyen soyut ateş
öykü üstüne öykü anlatıyor belirsizleşen yüzlerin gölgesi
yanaklar arası yolculuk yapan gözyaşları
Allah’ım bana kaldırımların kalbinden tak;
yürüsünler gitsinler sesim çıkmasın”

diyor korkuyu kağıttan okuyan bir üzülme ustası
hemen arkasında az çelişmiş ülkelerin birinde
uçmaktan bahsediyor kayboluşu ezbere bilen bir torbacı
ve şehvet tapınaklarına götürüyor parçalanmış ruhları
gerçeklerin ölünce gittiği yere
akşam çökünce avluya kadar iniyor huzursuzluk sisi
suskunlar yurdundan sesleniyor biri hep aynı saatte
kim olduğunu göremiyordum karanlıkta
dönüp bakınca tanıyordum ancak; ben’dim



gün ardında artıklar bırakarak sona eriyor
gözcülüğe devam ediyor ödüle doymayan çamur
kimsenin dikkatini çekmiyor asıl öykü
şehrin en kolay vurulabilen yerinde yaşananların öyküsü
hakikatin göbeğinde çadır açmış reddedenlerin öyküsü
işimi geri istiyorum diye haykıran Derya öğretmenlerin
gülüşlerinde ışıklar dolaştığı için gözaltına alınanların öyküsü
ezilenler bile dönüp bakmıyor
ezenlerin yasalarına hayır diyenlerin öyküsüne
bir kutudan küçülerek kendini çıkartıyor tecrübeli yenilmiş
masalın içinde kalmak için birbirini çiğniyor
ve düştüğü yerde” ansızın yitirilen anlamlar” gibi
dağılıveriyor büyük pazarın tükürdüğü insanlar




(
İbrahim Tenekeci)


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (5)

5.0

100% (5)

Soyut pazar Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Soyut pazar şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Soyut Pazar şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Gule
Gule, @gule
18.4.2017 10:40:51
bu sayfada çok güzel şiirler okuyacağız gibime geliyor...geç kalmışlığıma hayıflanarak ayrılıyorum...

bu şiir dilini seviyorum...
lacivertiğnedenlik
lacivertiğnedenlik, @lacivertignedenlik
14.4.2017 18:36:30
5 puan verdi
Tarkovski sinemasında her şey ağır ağır ilerler...günlük hayat gibi bir o yana , bu yana giden gelen insanlar vardır ayak izlerinden tanırsınız onları ve öykülerini..sonra bir karede donup kalırsınız.. aslında donduğunuz o kare dağılmışlığın..bütünlüğün tuzla buz olduğu andır..şiir gibi..


sevgiler.
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ
İsmailoğlu Mustafa YILMAZ, @ismailoglumustafayilmaz
14.4.2017 17:47:37
Soyut Pazar








yavaş yavaş dağılmaya başlıyor soyut pazar
fikirsiz kalabalıktan geriye sadece çamur kalıyor
sadece çamur
ve deştikçe içinden çıkan kusursuz insan lekeleri



çöp poşetlerine konulan “ansızın yitirilen anlamlar”
bir köşede oturmuş paralarını sayan küçük tüccar
asıl hasılatı soyut kamyonlarla taşıyan büyük üzücüler
müşteri sıkıntısı çekmeyen kötülüğün gülüşü
cebinde cinnetiyle dolaşan boşluk uzmanı bir memur
erkek sesli kadınlar yüzünü arıyor kalabalıkta
gelecek zamanı görünce kaçan geçmişi yıkama ustaları
biraz ötede sohbete dalmış olan iki yaşlı his
içtikleri az şekerli kahvede Tarkovsky sineması
hayalhanenin yerini alan dilsiz kulübeleri işaret ediyor
işte bu yüzden diyor; her yer yüreği kısılmışlar atlası



ablalarım! diye bağırıyor hiç çamaşırları satan tezgâhtar
yeni düşüşler geldi ablalarım, denemek ister misin?
bir yalana bir bedavaaa!
mallar öyle ucuz ve üstelik sesi öyle etkileyiciydi ki yalancının
kapış kapış gidiyordu yeni düşüşler



soyut pazarın bittiği yer büyük caddenin sonu
boş bir varil ve içinde hiç sönmeyen soyut ateş
öykü üstüne öykü anlatıyor belirsizleşen yüzlerin gölgesi
yanaklar arası yolculuk yapan gözyaşları
“Allah’ım bana kaldırımların kalbinden tak;
yürüsünler gitsinler sesim çıkmasın” *
diyor korkuyu kağıttan okuyan bir üzülme ustası
hemen arkasında az çelişmiş ülkelerin birinde
uçmaktan bahsediyor kayboluşu ezbere bilen bir torbacı
ve şehvet tapınaklarına götürüyor parçalanmış ruhları
gerçeklerin ölünce gittiği yere
akşam çökünce avluya kadar iniyor huzursuzluk sisi
suskunlar yurdundan sesleniyor biri hep aynı saatte
kim olduğunu göremiyordum karanlıkta
dönüp bakınca tanıyordum ancak; ben’dim



gün ardında artıklar bırakarak sona eriyor
gözcülüğe devam ediyor ödüle doymayan çamur
kimsenin dikkatini çekmiyor asıl öykü
şehrin en kolay vurulabilen yerinde yaşananların öyküsü
hakikatin göbeğinde çadır açmış reddedenlerin öyküsü
işimi geri istiyorum diye haykıran Derya öğretmenlerin
gülüşlerinde ışıklar dolaştığı için gözaltına alınanların öyküsü
ezilenler bile dönüp bakmıyor
ezenlerin yasalarına hayır diyenlerin öyküsüne
bir kutudan küçülerek kendini çıkartıyor tecrübeli yenilmiş
masalın içinde kalmak için birbirini çiğniyor
ve düştüğü yerde” ansızın yitirilen anlamlar” gibi
dağılıveriyor büyük pazarın tükürdüğü insanlar




(*İbrahim Tenekeci)
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL