10
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
1344
Okunma

üç hafta yoğun bakımda kalmışım
işin aslı bitkisel hayattayım hâlâ
evden de kimse sormadı; neden hastalanmışım
birkaç gün sonra mektup gelmiş Arzu ablaya
o anı ben hiç yaşamadım
tek bildiğim; biz birbirimizi hiç kırmadık
aldatmadık
ihanet asla!
Murat “-seni ben alacağım”
“mutlu olacaksın artık”
“aşkıımmm, Afitabıımmm”
“soyadın Mutlu olacak benimki gibi derdi
yaramaz-ufaklık..
o devrimciyi ve annesini affedemedi,
beni bırakıp gitmedi,
okuldu, askerlikti.. ben gönderdim
ben bekledim.. özledim..
hep bana döndü gurbetlerden
geçenlerde evlendirdim
düğününe gidemedim
o yıllardan beri ben..
düğünlere gitmedim..
el ele tutuşmuşlar gelinimle
nikahtan önce
el öpmeye geldiler evime
el salladı bütün mahalle
güle güle
güle güle
çocukları bizden ad alacaklarmış..
“o ölümsüz aşkı yaşatacaklar”mış..
Mutlu.. Songül.. Afitap ya da
Hasret, Sıla, Sevda!
görsen.. birbirlerine çok yakıştılar Maşallah
“hepsini de koyun, çocuklar”
“kendi anne-babalarızı da ihmal etmeyin”dedim
“elinizden alan mı var”
isim bir mavi boncuk, gelinim
yeter ki sıhhatli olsunlar İnşaallah
“biz Haziran koyardık.. belki Çarşamba
evimizin adı “çamur” olurdu ama
ben ona “Gülüm” o bana “Afitabım
canım.., aşkım.., bidenem.., hayatımm…
okul formamla geldim ya kurstan
babacığım o halimi görünce; kim bilir neyle aldı,
ne bilsin bir asker şoförün, candan
o yeşil elbiseliye tutulacağını..
…….
bir ilk yolda karşılaştığımız,
bir Arzu ablaya geldiği
hiç konuşmadığımız.. uğurladığımız
söz verdik, sözlendik.. hikaye gerisi..
insan hayatta bir kere seviyor
ve yerini hiçbir şey tutmuyor
şükür.. o bir kaza değildi, biliyorum
o beni bekliyor
ben ona gidiyorum”
“hoşça kalın!”
Resim Emre Öncü
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.