1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
3187
Okunma

Çok savaştım, tüm kalbimle, aklım, ruhum, bedenimle
Aksilikler oldu yine, planlar hep suya düştü,
Hayat denilen şu gemi, aldı içine herkesi
Apansız dev dalgalar da; seni, beni yıktı geçti.
Bir hızla geldik meydana, ortaya değer koymaya
Yemin ettik, hep söz verdik, andımıza sadık kaldık
Gece, gündüz kararlıca yürümeye devam ettik.
Hesapta olmayan işler, ters gitti tüm beklentiler
Derinden bir yara aldık, deryayı biz seyre daldık.
Elâlem koşarken menzile, bizse gittik tam tersine
Feleğin bizle işi ne? Tuzaklar kurdu peşime
Hafızamdan çıkmaz bu dert, kapanmaz bir yara açtı.
Yıllar geçiyor sırayla, yaş eriyor artık kemâle
Biz dostlardan ayrı kaldık, âlemin seyrine daldık.
Dost bağından ayrılalı, aşk şarabı içmeyeli
Bağımıza kondu baykuş, sıladan da uzak kaldık.
Gurbet uzaklarda değil, artık bizim içimizde
Hâl, hatır sorulmayalı, alıştık biz bezginliğe
Kendimize yabancıyız, başkası dost olmaz bize
Aşmalıyız bu engeli, çaresiyse yine bizde.
Olsaydım ben bir çocuk, umursamazdım dünyayı
“Gel sen de bir büyük ol.”sözüne kulak tıkardım.
Para ile değişmezdim, teklifleri reddederdim,
Çocukluk geçmeden evvel, doludizgin eğlenirdim.
Kıskanırdı gökkuşağı, sanki beni hep izlerdi
Cebimdeki bilyelerin her biri farklı bir renkti.
Şimdi çok uzaktır bana, güzel çocukluk yıllarım
Yapayalnız kaldığımda, ufka bakarım özlemle
Ne de çabuk geçmiş bir bak, aynada bir kendi yüzüne.
Koşsaydım bir yalınayak, halı gibi şu kırlarda
Solusaydım havayı da çok iyi gelirdi bana.
Annemin pastalarını, gözleme ve çöreğini
Yerdim yine afiyetle, kimseler karışmazdı bana.
Kardeşlerim, annem, babam velhasılı tüm ailem
Hep yanımda olurlardı, sıkılmazdı benim canım.
Paslı çemberim, çomağım, teldendir arabalarım
Hem neşeli, hem haylazım, bitmesin çikolatalarım.
Elbet ben de keyif alırım, çocukça yaşayabilsem.
Sesi geldi uzaklardan, çocuklar kulak kesildi
Şimdiden şekerler için bozuklar yere saçıldı.
En irisi, en canlısı, ne sevimli yalaması
Horoz şekeri alanlar, çocukların en şanslısı.
Yapılıyor yine tek tek, binbir rente uçurtmalar
Gövdeden arta kalanla, kıvrılıyor bak kanatlar.
İpler çok uzun olmalı, sağlam olup kopmamalı
El emeği uçurtmalar, en yüksekte yarışmalı.
Sayışmaca ile seçtik, ebemizi belirledik
Bağladık onun gözünü, ses sedayı hemen kestik.
Yakalanmamak için hepimiz, adeta dikkat kesildik
Körebedir onun adı, belli olmaz sağı, solu
Sonunda tutulur biri, budur işte eni, konu.
Dönüyorsa çemberlerim, hem neşeli, sevinçliyim
Yalamadan erimiş bak, elmalıdır şekerlerim
Uçan halım olmasa da, Kaf Dağı`na çıkmasam da
Dondurucu şu ayazda, lapa lapa yağan karda
Kızak ile kaymanın ben en derin heyecanındayım.
Dondurmam varsa elimde, gam kasavet yoktur bende
Yaz sonu karnem elimde, bense hayaller peşinde
Çam kokulu ormanların, şırıl şırıl derelerin
Belki orda yüzmelerin planları var defterde.
Unutmam arkadaşlarımı, ne kalanı, ne gideni
Severim her birini ben, sanki kardeşimmiş gibi
“Geçmeseydi, bitmeseydi.” diye ümit ediyorken
Oysa onca zaman geçmiş, hayat bizi adam etmiş
Uyanınca anladım ki, yazdıklarım hep hayalmiş.
Oğuzhan KÜLTE