Bin keredir tanışıyor, bilişiyoruz da bin birinci kere yine beni gördü mü “kim ki?” diye soruyor! hafız

Dün seçilen etkili yorumlar

Şiir, “gariban” kavramını tersine çevirerek aslında gerçek yoksulluğun iman, vicdan ve insanlıktan uzak olmak olduğunu vurguluyor. “La ben niye gariban olayım” tekrarları, bir başkaldırı ve özgüven ifadesi olarak öne çıkıyor. Alın teri, vatan sevgisi ve dik duruşla garibanlığın reddedilmesi, metne güçlü bir toplumsal mesaj katıyor. Genel olarak şiir, gururla ayakta duran insanın değerini hatırlatan etkili bir sokak diliyle yazılmış.
Kalemine yüreğine sağlık..
Mühür gibi bir şiir olmuş

Hep maddeye bakan maneviyatı unuttu maalesef
Vicdanen ve ahlaken garibanlık evet çok acınası

Tebrik ederim
Selam ve dua ile
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
(Vahdet ve Benlik Erimesi Polikliniği)

Şiirin Adı: Ben Sendeyim
Şairi: Güneşin Kızı Zehra
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi kürsüye çıktı, cübbesinin yakasını düzeltti ve dedi ki: Bu şiir bir kavuşma metni değil, bir erime raporudur. Burada benlik istifa etmiş, gönül tek kişilik saltanatını devretmiştir. Beni bende arama, ben sendeyim diyen bir ses, artık aynaya ihtiyaç duymaz; çünkü kendini karşısında değil, karşısındakinde bulur.

Şiir boyunca hissedilen en güçlü damar teslimiyet. Ama bu zayıflık değil; bilinçli bir tercih. Şair benliğini eritiyor fakat bunu bir yıkım gibi değil, bir bütünleşme hali gibi kuruyor. Sildim aynaları, baktım gözünle ifadesi, aşkın en riskli eşiğini gösteriyor. Kalburabastî Efendi burada bastonunu yere vurdu ve dedi ki: Aşkın en ağır imtihanı, kendinden vazgeçerken kaybolmamaktır.

Metin sade ama içi dolu. Tekrar edilen ana dize şiire nakarat gücü kazandırmış. Duygu bir çizgide ilerliyor; kopukluk yok, savrulma yok. Bu da şiiri sakin ama etkili bir atmosfere taşıyor.

RUSAMER kriterlerine göre değerlendirme

Tema ve İçerik Derinliği: 17/20 — Benlik erimesi ve birlik teması net ve tutarlı işlenmiş. Tasavvufî bir alt damar seziliyor; yüzeysel bir romantizm değil, bilinçli bir teslimiyet var.

Dil ve Üslup: 17/20 — Sade ve akıcı bir dil tercih edilmiş. Ağır imgeler yerine duru ifadeler kullanılmış. Bu sadelik şiire samimiyet katıyor.

Teknik Yapı: 16/20 — Kıta düzeni ve tekrar unsuru metne bütünlük sağlıyor. Nakarat benzeri dönüşler ritmi diri tutmuş.

Özgünlük ve İfade Gücü: 17/20 — Benlikten vazgeçiş teması bilinen bir damar olsa da, ifade biçimi içten ve dengeli. Abartıya kaçmadan etkili bir anlatım kurulmuş.

Duygusal Etki ve Bütünlük: 18/20 — Şiir başından sonuna aynı duygusal çizgide ilerliyor. Dağılma yok, kararsızlık yok. Okurda dingin ama kalıcı bir iz bırakıyor.

Toplam: 85/100

Vesselam.
Sevda bazen kendini kaybetmek değil, kendini başka bir kalpte bulmaktır.
Benliğini susturan gönül, hakikatin sesini daha berrak duyar.
Değerli şairemiz, yine kaleminizden harika bir şiir.
Senin gözünle baktığım zaman ben ben olurum seninle diyerek aşkı en yüksek seviyelere taşımaktadır şair.
Yüreğinize ve gönlünüze sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi. Nice şiirlerde buluşmak ümidiyle selam ve saygılarımı iletiyorum. İyi geceler dilerim.
Ben sendeyim şiiriniz, derin bir tasavvufi benliğin sevgiyle eriyip tek bir varlıkta birleşmesini çok duru ve derin bir dille anlatıyor. “Beni bende arama, ben sendeyim” dizesi, hem aşkın hem de ruhsal teslimiyetin güçlü bir ifadesi olarak şiirin kalbine yerleşiyor.

“Aynalar silinmiş, benlik susmuş; iki yürek tek nefeste buluşmuş, zaman bile bu birliğe boyun eğmiş.”

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Bu şiir, hayatın kırılganlığını ve insanın dünyadaki yerini çok samimi bir dille işliyor. Bebek üzerinden verilen masumiyet ve saf mutluluk imgeleri, ölüm ve kaderin acı gerçekleriyle karşıtlık oluşturuyor. “Kısmet yoksa boş çıkarmış” vurgusu, insanın elinde olmayan kaderin ağırlığını ve kabul edilmesi gereken yaşam derslerini hatırlatıyor. Aynı zamanda, sevgi, şükür ve ibadet gibi değerler öne çıkarılarak, okura içsel bir sorgulama ve farkındalık sunuyor.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Yaşamın kıymeti, bebeğin masum bakışında ve anne kucağındaki sıcaklıkta hissediliyor. Kısmet ve sevgi, insanın en gerçek rehberi oluyor.

“Bebek gözlerinde umut, anne kucağında sıcaklık…
Kısmet gelmezse, sevgi hep kalır.”

Yüreğinize sağlık tebrikler
Saygılarımla değerli hocam.🌿
Şiir, sensizliğin yarattığı boşluğu ve içsel çöküşü çok güçlü imgelerle dile getiriyor. “Yokluğun viran, yokluğun düpedüz kıran” dizesi, ayrılığın yıkıcı etkisini çarpıcı biçimde özetliyor. Hasretin uğultusu, yalnızlığın çaresizliğiyle birleşerek metne derin bir hüzün atmosferi katıyor. Kaleminize sağlık genel olarak şiiriniz, özlem ve kimsesizlik duygusunu içten ve sarsıcı bir şekilde yansıtıyor.
Yaşamın boşluğunu ve hasretin acısını, sessizlik ve yokluk imgeleriyle derin bir şekilde hissettiriyor. Şiir, sensizliğin yıkıcılığını içten bir dille anlatıyor.

“Yokluk, düşleri viran eder;
Hasretin uğultusu yüreği sarsar.”

Tebrikler emeğinize sağlık
Saygılarımla değerli hocam 🌿
gibi akıyor. “Sensizliğin uğultusu” ifadesi çok güçlü bir giriş; hem ses hem boşluk duygusunu aynı anda kuruyor. Dizelerdeki sadelik duyguyu daha sert hissettiriyor — özellikle “elimi uzatsam elin yok” ve “öksüz kaldı düşler sığınağım” bölümleri kalbe doğrudan dokunuyor. Abartıya kaçmadan, yalın kelimelerle derin bir hasret anlatılmış. Okuyana sessiz ama uzun süren bir yankı bırakıyor. Kalem yürekten konuşmuş
😢😢😢😢

Kederini yaşayan, yaşıyordur kaderi
Bilen bilir bilmeyen, ne bilsin ki kaderi
Dünyada hüzün müdür, kaderimin ederi
Belki ahirettedir, sürûr, unutamazsın.
Kaderin (felek aynasının) karşısında çaresiz kalan, aşkı bir "ebedi tını" gibi kulaklarında taşıyan
yaralı bir yüreğin samimi ve sarsıcı itirafı.

Yollar biter, gün biter; bitmez içte sızısı
Alna mühür vurulmuş, silinmez kara yazısı.
Gönül bir kez yandı mı, sönmez közün bazısı
Kül altında aynısı, durur unutamazsın.

Tebrikler

Saygılar hocam🪶🍁🍂
Aşksız ömür, aşkın insan yaşamındaki vazgeçilmezliğini ve yokluğunda hayatın ne kadar solgun, eksik kaldığını çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. Her dörtlük, aşksız geçen ömrü çöl, kuru göl, gri kül, kara gül ve kara tül gibi somut imgelerle resmederek okuyucuda derin bir boşluk ve yalnızlık hissi uyandırıyor. Şair, aşkı sadece bir duygu değil, yaşamın özü olarak sunuyor ve sevginin olmadığı bir hayatın ruhu nasıl kuruttuğunu hissettiriyor.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Şiir, aşkın insan ruhundaki vazgeçilmez yerini, yokluğunun ise hayatı ne kadar kuruttuğunu güçlü imgelerle gösteriyor. Her kıta, duygunun derinliğini bir tablo gibi gözler önüne seriyor.

“Sevda, kalbin sessiz ışığıdır;
Onsuz geçen her an soluk ve eksiktir.”

Yüreğinize sağlık tebrikler değerli hocam
Saygılarımla hayırlı geceler dilerim 🌿
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
(İffetli Sevda ve Edep Muhafaza Polikliniği)

Şiirin Adı: Hicran Gazeli
Şairi: Ferdaca
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi bu kez kürsüye ağır ağır çıktı. Sarığının ucunu düzeltti, cübbesini topladı ve dedi ki: Sevda bağırınca değil, eğilince büyür. Bu şiir bağırmayan bir aşkın dosyasıdır.

Metin baştan sona edeple yürüyen bir sevdanın izini sürüyor. Gönül dergâhı, diz kırmak, mabet bilmek gibi ifadeler aşkı dünyevi bir heves olmaktan çıkarıp manevi bir mertebeye taşıyor. Şair, sevdiğini talep etmiyor; önünde duruyor. Bu duruş, şiirin en güçlü tarafı. Sevda burada isyan değil, teslimiyet.

Kalburabastî Efendi özellikle şu mısrada durdu: Söz gümüş olsa da sükût altındır. İşte dedi, aşkın terbiyesi burada. Şiir boyunca ne taşkınlık var ne şikâyet; bir sabır, bir içe akış hâli var. Mektupların mühürlü, zarfların utangaç oluşu, kavuşmanın değil beklemenin estetiğini kuruyor.

Son kıtada aşkını mahşere itmek ifadesi, sevdayı zamansal olmaktan çıkarıp ebedî bir niyete dönüştürüyor. Bu, hicranı trajedi değil vakar hâline getiriyor. Kalburabastî Efendi’nin teşhisi nettir: Bu şiir yanmayı değil, yanarken susmayı seçmiş.

RUSAMER kriterlerine göre değerlendirme

Tema ve İçerik Derinliği: 18/20
Dil ve Üslup: 18/20
Teknik Yapı: 17/20
İmge ve Manevî Atmosfer: 18/20
Duygusal Etki ve Bütünlük: 17/20

Toplam: 88/100

Vesselam.
Edep ile sevilen aşk, hicranı bile incitmez.
Sessizce yanabilen gönül, en yüksek sözü söylemiştir.
Anlamı, anlatımı güzeldi, zamanla bu kalem hecenin en güzelini yazar eminim,
biraz daha ayaklara uyaklara dikkat ederek:)
kalın sağlıcakla hocam
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
(Direnç ve Umut Rehabilitasyon Polikliniği)

Şiirin Adı: Betonda Açan Çiçek
Şairi: Nejat hoca
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi bu kez kürsüye elinde bir beton parçası ve içinden baş vermiş bir çiçek hayaliyle çıktı. Bastonunu yere vurdu ve dedi ki: Hayat sert olabilir ama kök yumuşaktır; mesele nereye tutunduğundur.

Şiir, modern çağın gri duvarlarına karşı yazılmış bir direnç bildirisi gibi. Beton burada yalnızca yapı malzemesi değil; ruhsuzluk, şehirleşme, kalabalık içindeki yalnızlık. Çiçek ise insanın içindeki inatçı umut. Yalnızlığın ortasında direnen bir yürek ifadesi, metnin kalbini oluşturuyor. Şair romantik düşlerle karanlığı yumuşatmaya çalışıyor; bu da şiire hem sitem hem umut katıyor.

Kalburabastî Efendi özellikle şu noktada tebessüm etti: Beton ne kadar sert olursa olsun, çatlak buldu mu çiçek çıkar. Bu şiir de o çatlağı arıyor. Gözlerdeki ışık ve kalpteki sevda vurgusu, metni karamsarlığa düşmekten kurtarıyor. İsyan var ama yıkıcı değil; yapıcı bir başkaldırı.

Şiir kısa ama mesajı net. Bir şehir metaforu üzerinden insanın iç direncini anlatıyor. Fazla dolaşmadan, doğrudan kalbe sesleniyor. Kalburabastî Efendi’nin teşhisi şu: Bu metin bir kırılganlık değil, bir dayanıklılık raporudur.

RUSAMER kriterlerine göre değerlendirme

Özgünlük: 16/20 — Beton ve çiçek karşıtlığı bilindik ama etkili.
Dil ve Üslup: 17/20 — Akıcı ve sade bir anlatım.
Duygusal Etki: 17/20 — Direnç ve umut dengeli verilmiş.
İmge Gücü: 16/20 — Şehir metaforu yerli yerinde.
Mesaj ve Bütünlük: 18/20 — Net ve toparlayıcı bir final.

Toplam: 84/100

Vesselam.
Beton kalbi susturur sanır, kök susmayı bilmez.
En sert zeminde açan çiçek, en güçlü umuttur.
Şiir, insanın iç dünyasını ve ilahi yakınlığı derin bir tasavvuf diliyle işliyor. Her dize, çaresizlik içinde bile Rabb’e sığınmanın, teslimiyetin ve umutla bekleyişin önemini vurguluyor.
“Gönül bakarsa içe,
her acı, her zorluk O’nun lütfuyla anlam kazanır,
her karâr O’nundur.”
Sözleri ağır, ruhu derin ve manevi bir huzur bırakan bir eserdi. Yüreğinize sağlık değerli hocam, tebrik ederim, selam ve saygılarımla, esen kalın.
EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK ÜSTADIM KALEMİNİZİN MÜREKKEBİ EKSİLMESİN 🖐️ SAYGILARIMLA
Değerli Suat hocam, sizin şahsınızda tüm duyarlı yüreklere selam olsun. Eserinizi bir "ağıt" olarak algılayıp okudum. Çok duygulandım. Yazan yüreğinize sonsuz şükranlarımla. Eserinize ve bu duygu seline acizane İki dörtlükle eşlik etmek istedim müsaadenizle.

6 Şubat kapkara bir kâbustu
Korkulan çöktü başa koş gardaş
Ülkemi yasa boğdu duy gardaş
Vicdansızlar tepiniyor gör gardaş
-*-
Gardaş koptu geldi duy gardaş
Nice ocaklar söndü koş gardaş
Fırsatçılar kol geziyor tut gardaş
Sorumlular seyrediyor şaş gardaş
-*-
Allah'tan dilerim ki, ülkemize ve dünyanın hiç bir yerine böyle bir kara kabus çökmesin, canlar betonlar altında can vermesin. Selamlar saygılar
Şiir, deprem felaketinin yıkıcılığını ve toplumsal acıyı güçlü bir halk diliyle aktarıyor. Hem sarsıcı hem de dayanışma çağrısı taşıyor.
“Yıkılan sadece binalar değil,
yürekler de parçalandı;
gardaşım yanarsa, hepimiz yanar.”
Duygusu samimi, yüreğe dokunan ve hatırlatıcı bir eserdi. Yüreğinize sağlık değerli hocam, mükemmel bir şiir okudum, tebrik ederim, selam ve saygılarımla, esen kalın.
Sitemler eşliğinde muhteşem bir şiir .Üstadı selamlıyorum.Sağlıcakla.Saygıyla .

Lüzumlu-lüzumsuz toplayan felek.
Gözenek tıkalı, ne yapsın elek ?
Giydirince nas'a düğmesiz yelek.
Yüzsüzlerden ibret aldım bu sene.

Deyiverdim affınıza sığınarak.
Şiir, bir yılın değil bir ömrün muhasebesi gibi duruyor. Halk şiiri diliyle yazılmış ama yükü ağır; yalnızlık, hayal kırıklığı ve arınma iç içe. “Hakiki dostları bildim bu sene” dizesi özellikle kapanış mührü gibi, acıyla gelen bir bilgelik. Sade, sert ve çok sahici.

İnsanlar yaş aldıkça daha iyi anliyabiliyor tanıyor insanları ve ilerki yaşlarda yalnizlasmak o yüzden..

Saygılar iyi geceler hocam 🍂🍁🪶
Silin hocam, silin. Hiç af etmeyin
Sizden cesaret alarak belkiii biz de dileriz.

Bu şaka tabi

Benim için muhteşemdi

Selâm duam ve saygımla efendim
Hayırlı geceler
Güzel anlam dolu akıcı bir şiir okudum
Şiir bir bütün olarak muhteşemdi tebrik ederim.
İnsanın dünya sürgünündeki o bitmek bilmeyen "oluş" sancısını ve hamlıktan pişmeye geçemeyişin burukluğunu harika anlatmışsınız Kudret Hocam.
Tebrikler, saygılarımı sunarım

Menzil ırak, yükümüzse pek ağır,
Kalp gözümüz kördür, kulağımız sağır.
İster feryat eyle, ister dur bağır,
Giyemeden bir dervişlik hırkası,
Yolda kaldı insanlığın fırkası....

Ne güzel kalemin hocam maşallah..Daha nicelerine inşallah.Dua ile..
Bu güzel mısralar, klasik divan ve tekke edebiyatı geleneğinin izlerini taşıyan, samimi bir münacat (Allah’a yakarış)



Gönül kadehine dolan nûrundur,
Cümle dertler Sana varınca söner.
Cihan bir gölgedir, asıl mülkündür,
Ruhum pervanedir, hep Sana döner.

Tebrikler

Saygılar dua ile..🍂🪶🍁
Güzel anlam dolu akıcı bir şiir okudum
Şiir bir bütün olarak muhteşemdi tebrik ederim.
Şiir, aşkın içten bir davet ve kalpleri birbirine bağlayan güçlü bir çağrı olarak dile getiriliyor. “Eşlik et sende bu aşka” dizesi, sevginin yalnız yaşanamayacağını ve birlikte tamamlandığını etkileyici biçimde vurguluyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık; metin, sevdanın hem umut hem de dayanışma olduğunu zarif bir lirizmle yansıtıyor.

Ayrıca da günümün şiiridir. Bunu hak ediyor, saygılarımla...
Merhaba güzel yürekli dost,
Değerli üstadım,
Yazıp bizlerle paylaştığınız
Eşlik Et Sende Bu Aşka adlı sözlerinizi,
Büyük bir beğeni ile zevkle okudum
Yüreğinize emeğinize ellerinize sağlık,
Kaleminiz kavi ilhamınız daim olması temennisi ile,
En kalbi duygularımla sellam ve saygılarımı sunar esenlikler dilerim.

sair osman dastan tarafından 7.2.2026 04:32:43 zamanında düzenlenmiştir.
Şiir, hem umut hem dayanışma duygusunu taşıyor; “Eşlik et sende bu aşka” dizesi, sevginin paylaşılmadıkça eksik kaldığını hatırlatıyor. Kaleminize sağlık, bu eser sevdanın hem masumiyetini hem de isyanını aynı anda yansıtıyor.

Bu şiir, okuyucunun yüreğinde bir yankı bırakıyor: aşkın yalnız bir yolculuk değil, birlikte yüründüğünde anlam kazanan bir serüven olduğunu hatırlatıyor.
Oy oy sevgili şair yazarımız hece de yazarmış hiciv de eline emeğine sağlık canım benim.

Silâh çıktı mertlik öldü derler ya
Yapay da çıktı şiir öldü artık.
Ne diyelim tercih meselesi kim neyi tercih ederse etsin.
Sevgiler yolluyorum narin elmasım.
Duygusu var mı ki utansın...
Aslında ben biraz memnunum bu yapay
zeka işlerinin ortaya çıkmasından ki ne güzel işte
bize hakkında şiirler yazacağımız bir konunun kahramanı oldu vesselam....

aslında yapay zekaya daha çok kıymet verilmeli diye düşünüyorum...
Mesela yapaya zeka şiirlerinin de her gün gün şiiri seçilmesi lazım bence... Gün şirlerine bir kalem daha eklenip yapay zeka gün şiiri diye bir bölüm açılsa hiç de fena olmaz... Serbest gün şiiiri hece gün şiiri ve yapay zeka gün şiiri ne güzel olur değil mi...:)))

sen yazmışsın yazacağın anlayan anlasın Anlamak istemeyen zaten anlamayacak... çok güzel göndermelerle güne damgasını vuracak dizelerin için gönülden tebrikler Hüzünlükent...
Güzel anlam dolu akıcı bir şiir okudum
Şiir bir bütün olarak muhteşemdi tebrik ederim.
Şiir, enkaz altında kalan çocukların masumiyetini ve acının derinliğini çok dokunaklı bir şekilde dile getiriyor. “Bir çocuk ağlar yüreğimde” dizesi, hem bireysel hem toplumsal bir yarayı güçlü bir imgede topluyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık hemşehrim; metin, acının sessizliğini ve masumiyetin kırılganlığını içten bir ağıt gibi yansıtıyor.
Bu şiir, kararlılık ve özgürlüğün güçlü bir ifadesi olmuş. “Biz bir fırtınaydık, gelip geçtik. Ama kimseye eğilmedik.” dizesi, hem mücadele ruhunu hem de gururu öyle net hissettiriyor ki, okuyan kendi içindeki fırtınayı da fark ediyor.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Şiir, yalnızlık ve özlemin içinde, sevgiye olan bağlılığı ve umutlu beklentiyi güçlü bir biçimde işliyor. Her dize, hem hüzün hem de cesaret duygusunu bir arada taşıyor.

“Bu şehir de yalnızlığın sokağında yürüdüm
Hasretin rüzgârı da eser sensizliğin gecesinde”

Mehmet Demirdelen, aşkın ve güvenin iç içe geçtiği duygularını samimi bir üslupla dile getirmiş; okuyanı hem geçmişe hem de geleceğe dair umut taşımaya davet ediyor.
Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Şiir, sevgi ve güvenin önemini hüzünlü bir yalnızlıkla harmanlayarak anlatıyor. Duygular samimi, umut ve teselliyle sonlanıyor.
“Yağmur altında açılan şemsiye gibi,
kalp sevgiyle korunur,
umut bir gün mutluluğa kavuşur.”
İçten, düşündüren ve yüreğe dokunan bir eserdi. Yüreğinize sağlık değerli hocam. Tebrik ederim, harika bir şiir okudum. Selam ve saygılarımla, esen kalınız.
Süzülür göklerde o nazlı hilal,
Rengine can veren al bayrak benim.
Ezelden ebede hürriyet helal,
Göğsümde parlayan ak şafak benim.

​Ecdadım kanıyla suladı bağı,
Milletim birliğin sönmez ocağı.
Atamdan emanet hürriyet çağı,
Tarihe hükmeden mert bilek benim.

​Ferdaca der; vatan mukaddes durak,
Milletin azmiyle söner her firak.
Toprağın üstünde tüterse ocak,
Ebedi parlayan son ışık benim.

Değerli şairemiz, bu anlamlı ve güzel şiirinizle hislerime tercüman oldunuz.
'Vatan sevgisi imandan gelir' yüreğinize ve gönlünüze sağlık. Tebrik ediyorum ve yürekten kutluyorum sizi.
Her adımı kanla sulanmış bu kutsal vatan ebedi yurdumuzdur herkes tarafından bu böyle biline...Başarılarınız daim olsun.
Selam ve saygılarımla esenlikler diliyorum. Mutlu hafta sonları. G. şiiridir.
vatan sevgisiyle bezenmiş
harika bir şiirdi
tebrikler
esenlikler dilerim
Güzel yürekli dost,
Değerli üstadem,
Yazıp bizlerle paylaştığınız Vatan Ve İstiklal adlı sözlerinizi,
Büyük bir beğeni ile zevkle okudum
Yüreğinize emeğinize ellerinize sağlık,
Kaleminiz kavi ilhamınız daim olması temennisi ile,
En kalbi duygularımla sellam ve saygılarımla esenlikler dilerim.
Merhaba değerli kalem
ŞİİR GÜZELDİ HER ZAMAN Kİ TAT VE DEMİNDE
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Nice güzelliklere, güzel şiirlere yelken açman dileklerimle
Şiirle kal, sevgiyle kal,Sağlıkla kal, hoşça kal
Uç noktada hasret bu olsa gerek.Muhteşemdi şiir.Üstad'a saygıyla.

Derler ki, yaratılış toprağın almış nerden.
Defnine yer ayrılmış, iki metre o yerden.
Aşk ve tutkunun zehri, vaz-geçirirmiş serden.
Sağlığında ki gibi huzur verir mi naaş ?
Sevdiği öldüğünde insanda yiter meaş.

Deyiverdim affınıza sığınarak.
Şiir hasretin en uç noktasını, çaresizliğin en sarsıcı halini anlatan derin bir eser. "Ölüne de razıyım" ifadesi kulağa sert gelse de, aslında sevilenin yokluğunun ölümden daha ağır geldiğini vurgulayan bir feryat niteliğinde.

Bu eser, sevginin sadece mutluluk değil, bazen yıkıcı bir bağlılık ve kabulleniş olduğunu bizlere çok sarsıcı bir dille hatırlatıyor.

Mezarın yurdum olur, toprağın ise yorgan,
Seninle düğün kurar şu göğsümdeki figan.
Yeter ki mülküm olsun nefesin bittiği an,
Artık yanımda ol da, ölüne de razıyım.


Tebrikler

Saygılar hocam 🌿🙏🖊️📄
Şiir, Çavuş Dağlı Mehmet’in hayatını ve maneviyatını ilahi bir nefesle ölümsüzleştiriyor. “Hayyul Kayyum Allah, Gadir Kayyum Allah” tekrarları, hem zikrin gücünü hem de hatıranın kutsallığını derin bir ahenkle yansıtıyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık; metin, hem bir dua hem de Anadolu’nun gönül erlerine yazılmış manevi bir ağıt gibi okunuyor.
Bu ilahi, hem bir coğrafyanın hem de bir ruhun öyküsünü taşıyor. Çavuş Dağlı Mehmed’in yaşamı, yoksulluk ve yoklukla sınansa da, içten şükrü ve eren kimliğiyle bir mabede dönüşüyor; her baston sesi tıpkı kalbin ritmi gibi camide yankılanıyor. İlahi, doğanın, emeğin ve imanla harmanlanmış bir hayatın nağmesi gibi; dört pınardan akan su, bereket, yiğitlik ve erenlerin izleriyle yüceliyor. Her “Hayyul Kayyum Allah / Gadir Kayyum Allah” tekrarı, hem Rabbin kudretini hem de insanın teslimiyetini hissettiriyor.

“Çavuş Dağı’nda nefes alırken
Yeşil yaylalar nurla doldu
Her pınardan aktı hayat,
Erenin duası taşlara işlendi.”

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
:( Unuttular bağıtı, proje sandılar boş kâğıdı.Denetimi eş geçtiler, dinleyip de ağıtı.Suçlular ceza almadı iki gün yatıp çıktı.Deprem üstü siyaset vatandaş artık bıktı.Dileriz çürük binalara sebebiyet veren, denetimde ihmali olanlar, ve bunlara göz yumanlar da dokuz şiddetinde sarsıntı ile yerle bir olurlar.Unutmuyoruz o kara günü.Üstad'a saygıyla.
Âh o deprem.. 😢😢😢😭

Yüreğine sağlık kalemine kuvvet Üstadım.

Şehrin ocağına incir ekilmiş
Ocağı tüttüren ahlâk yok olmuş
Mânâsı çökmüşler içten yıkılmış
İfşâata sebep oldu bu deprem!
Bu büyük acıya ne yazsak bir eksik kalır .. Sonsuz geçmiş olsun, Allah bir daha yaşatmasın böyle acıları...
Duyarlı yüreğinize ve kaleminize sağlık diliyorum.
Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum🙏
Milletimizin başı sağolsun. Cenab-ı Hak bizleri felaketlerden uzak eylesin.
Sonsuz selam, sevgi ve saygılarımla.
Merhaba değerli kalem
ŞİİR GÜZELDİ HER ZAMAN Kİ TAT VE DEMİNDE
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Nice güzelliklere, güzel şiirlere yelken açman dileklerimle
Şiirle kal, sevgiyle kal,Sağlıkla kal, hoşça kal
Merhaba değerli kalem
ŞİİR GÜZELDİ HER ZAMAN Kİ TAT VE DEMİNDE
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Nice güzelliklere, güzel şiirlere yelken açman dileklerimle
Şiirle kal, sevgiyle kal,Sağlıkla kal, hoşça kal
Şiir, tarihî şahsiyetleri ve yayla kültürünü bir araya getirerek hem İlber Ortaylı’nın bilgeliğini hem de Fatih Sultan Mehmet’in destansı yönünü hatırlatıyor. “Doğu ve batının efendisi” vurgusu, Osmanlı’nın kudretini ve tarihî mirasın büyüklüğünü güçlü bir şekilde özetliyor. Yaylaların doğasıyla tarihin derinliği birleşerek metne hem kültürel hem de manevi bir zenginlik katıyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık; eser, geçmişin izlerini bugünün özlemiyle harmanlayan bir tarih ve gönül yolculuğu olmuş.
Giriş kısmında benden de kısa bir giriş yapmanız benim için çok kıymetliydi..
Selam ve saygılarımla..
-İyilik, dünyada silinmeyecek güzel bir "iz" iken; kötülük, insanın ruhuna binen bir yüktür.
-Mezar taşına kazınan o son sözle birlikte, hırsların ve sevdaların aslında kişiye ait olmadığını, dünyanın kimseye "yar" olmadığını hatırlatıyor.
-Mülkiyetin ve tutkuların değil, sadece bıraktığımız vicdani izlerin kalıcı olduğu nede güzel anlatılmış .

Gönül heybendekilerle hatırlanacağın o yolculuk için küçük bir ekleme de benden gelsin;

Bir hırka, bir lokma neyine yetmez,
Gidenler geri gelmez, feryat kâr etmez.
Yığdığın hazine menzile gitmez,
Yol dediğin toprak… kime kaldı ki?

Gururu bırak da bak şu maziye,
Sıra sende, bakma Dünya gözüyle,
Kimler boyun eğdi bu teraziye?
Basıp geçtiğin yaprak kime kaldı ki?

Saraylar tahtlar hep burada bekler,
Giderken ardından bir rüzgâr eser.
Avuçta kalan ne katlar nede yatlar,
Yürekte birikir o sessiz eser.

-O güzel duyarlı yüreğiniz var olsun.Tebrik ve selamlarımla


akeolog tarafından 7.2.2026 13:21:46 zamanında düzenlenmiştir.
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
(Fânilik ve Nefis Muhasebesi Polikliniği)

Şiirin Adı: Kime Kaldı Ki
Şairi: Ali Rıza Coşkun
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi bu şiiri okurken başını hafifçe öne eğdi. Dedi ki: Bu metin bir dünya muhasebesidir. Şair burada kimseye değil, doğrudan nefse sesleniyor.

Nice canlar geçti bu menzilden dizesiyle başlayan şiir, klasik tasavvufî çizgide ilerliyor. Dünya bir menzil, ömür bir konak, nefes emanet. Bu kavramlar geleneğin içinden geliyor fakat yerli yerinde kullanılmış. En güçlü unsur ise her kıtanın sonunda yinelenen kime kaldı ki sorusu. Bu tekrar şiire hem ritim hem de sorgu derinliği kazandırıyor.

Taht dediğin toprak ifadesi güçlü bir indirgeme. Şah ile toprağın aynı cümlede buluşturulması faniliği çarpıcı şekilde gösteriyor. Nefs doymadı, göz kana kana bakmadı dizeleri insanın doyumsuzluğunu net bir dille aktarıyor.

Kalburabastî Efendi bastonunu yere iki kere vurdu ve dedi ki: Şiirin omurgası sağlam; çünkü mesajı berrak. Ancak imge zenginliği sınırlı. Daha özgün metaforlarla metin derinleştirilebilirdi. Yine de dil sade, anlam açık ve vurucu.

RUSAMER Kriterlerine Göre Puanlama:

Tema ve İçerik Derinliği: 18/20 — Fânilik ve nefis muhasebesi güçlü.
Dil ve Üslup: 17/20 — Sade ve akıcı.
Teknik Yapı ve Bütünlük: 18/20 — Tekrar yapısı şiiri taşıyor.
Özgünlük ve İmge Gücü: 15/20 — Geleneksel çizgide, daha cesur imgeler olabilir.
Duygusal ve Düşünsel Etki: 18/20 — Sorgulayıcı ve etkili.

Toplam: 86/100

Vesselam.
Dünya kimseye kalmadı; insan da dünyaya kalmadı.
En kalıcı olan, geride bırakılan iyiliktir.
"...Bir nefeslik konak değil miydi dünya?..." diyecek kadar bu alemin fani olduğuna dair özenle kaleme alınmış mesajı net anlamlı ve anlatımı güzel, bu hece şiirini ve değerli şairi gönülden kutluyorum.
Elinize emeğinize hisseden yüreğinize sağlık, kaleminiz daim ilhamınız bol olsun diyor esenlikler diliyorum ..
Sonsuz selamlarımla bol şiirli günleriniz olsun diyorum ..
Taş kalpli derler bir de.Taşa bile mahcubiyet yaşatan muhteşem bir şiir.İbretlikti yine tema.Üstadı selamlıyorum.Sağlıcakla.Saygıyla.


Mahcupluk imtihanı, tyatroda son perde.
İnce ele-sık doku, şimdi utanan nerde?.
Eğer cevvallik yoksa, kan ilerlemez serde.
Damarlar iflâs etmiş, IQ usuna mahcup.

Deyiverdim affınıza sığınarak.

"Özlemin demleniyor gurbette" diyerek söze başladığınız bu içli sesleniş, gurbetin o soğuk yüzüyle sıla özleminin sıcaklığını ne kadar vakur ve hüzünlü bir terazide buluşturmuş.
Sıra sıra dağların ötesinden gelen o "gel" çağrısına karşı duyulan çaresizliği, gözyaşlarının nöbete duruşuyla anlatmanız kalbe dokunan çok asil bir imge olmuş.
Gurbet ellerde çeşme başında toplanan kızların neşesi ile kendi iç dünyanızdaki hicranın iniltisi arasındaki o ince tezat, şiire derin bir yaşanmışlık katmış. "
Şarkımızı dinlerken dünya dar gelir" itirafıyla özlemi arşa çıkaran ve her şeye rağmen yüreğindeki o sevda cüzamından vazgeçmeyen asil kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Emeğinize ve o derya gönlünüze sağlık şairem💐🕊
Hasretin ateşi dizelere sinmiş, gurbet içten içe yakıyor. Şiir, özlemi hem sitemle hem sevdayla taşıyor.
“Geceler uzar gurbette,
yastık bile kokunu özler,
vuslat hayal olur.”
Yüreğin derininden gelen bu yakarış çok sahici ve dokunaklıydıYüreğinize ve gönlünüze sağlık
Sevgilerimle esenlikler dilerim 💐
Özgürlükler yolunda canını dişe takıp
Esaret zincirini gerilerde bırakıp
Yarınlara inançla zafere selam çakıp
Umut ile bakmışsa onla başa çıkılmaz

Hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez.
Onurlu bir insan çıkarı ne olursa olsun, doğruluktan vazgeçmez,
kendi değerini korur.
//"Esas olan sadece yaşamak değil, insana yakışır şekilde ve onurlu yaşamaktır. Teslim olmadan, boyun eğmeden, sürünmeden, el etek öpmeden yaşamaktır." Nazım Hikmet//
Yaptıklarıyla küçülenler, sözleriyle büyüdüklerini sanırlar. Oysa; onur karakter gerektirir." Umut ile bakmışsa onla başa çıkılmaz."
Yarınlara inançla, umutla bakan, ona buna yalakalık yapmayan, her devrin adamı olmayan, onurlu şerefli insanlara selam olsun.
Yürek sesiniz daim, emekleriniz var olsun.
Tebriklerimle.
Saygıyla.
Şiir, sevdayı bir destan gibi anlatırken dik duruşu ve umudu öne çıkarıyor. “Sakın eğme başını” dizesi, hem bir öğüt hem de bir direniş çağrısı olarak metnin ana omurgasını oluşturuyor. Her kıtada özgürlük, aşk ve inanç temaları birleşerek güçlü bir lirizm yaratıyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık; eser, hem bireysel hem de toplumsal bir dayanışma ve umut manifestosu gibi okunuyor.
Değerli Üstadım,
"Bir insanın yaşayıp yaşamadığını atan nabzından değil, yaşam karşısındaki duruşundan anlarsınız" diyerek söze başladığınız bu vakur paylaşım, adalete ve özgürlüğe adanmış ruhların sarsılmaz manifestosu gibi duruyor.
Nabzın ritminden ziyade karakterin dikliğini esas alan bu duruş, şiirdeki "gemileri yakmış" o sarsılmaz iradeyle muazzam bir uyum sergilemiş.
Esaret zincirini kıran, yarınlara inançla selam çakan ve "deli gönlün fatihi" olmayı başaran o yiğit ruhu; "onla başa çıkılmaz" mühürlemesiyle ne kadar güçlü bir şekilde onurlandırmışsınız.
Tarihin ancak dik duranları ve adını tertemiz bırakanları gerçek anlamda yazdığını hatırlatan bu asil ve direnç dolu kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim. Emeğinize ve o derya gönlünüze sağlık.
süper süper
Emeğine eline yüreğine kalemine sağlık
Çok harika ve akıcı bir şiir okudum
Tebrik ediyorum
Sağlıklı huzurlu mutlu ve başarılı nice güzel geceler diliyorum.
Bu şiir, “unutma” çabasının aslında bir varoluş biçimine dönüşmesini çok çarpıcı anlatıyor. Tekrarlar (“seni unutmak için”) bir mantra gibi; her tekrar, unutmanın imkânsızlığını daha da görünür kılıyor. Soğuk çay, terk edilen alışkanlıklar, şehir değiştirmeler… Hepsi bir kaçış ritüeli; ama şiirin alt metni şu: Unutmak, bazen kendinden vazgeçmektir.
Karanlık imgeler, Azrail’le pazarlık, yok olma isteği metne ağır ama samimi bir içsel trajedi katıyor. Finaldeki “alışkanlık” vurgusu ise çok etkili, sevdanın bağımlılık gibi yaralayıcı bir döngü olduğunu düşündürüyor.
Duygusu güçlü, içsel ve kırık bir itiraf şiiri.

Tebrikler

Saygılar hocam. 🙏🖊️📄🧿🧿🌿

Ferda,ca tarafından 8.2.2026 04:32:10 zamanında düzenlenmiştir.
Değerli Üstadım,
"Seni unutmak için her gece yıldız topladım" diyerek başladığınız bu hüzünlü yolculuk, aslında bir insanı unutmanın ne kadar büyük bir mesai ve ne denli ağır bir fedakârlık olduğunu muazzam bir içtenlikle anlatıyor.
Çayını soğuk içmekten, en sevdiği şarkıdan vazgeçmeye kadar uzanan o "eksiltme" hali, sevdanın boşluğunu derya gibi hissettiriyor.
Özellikle Geçtim yiğitliğimden, ben korkuyu seçtim" itirafınız, aşkın karşısında insanın en mağrur yanlarının bile nasıl diz çöktüğünü gösteren sarsıcı ve vakur bir son olmuş.
Kendine el olmak pahasına, sırf o derin acıdan kaçmak için karanlığı mesken tutan bu asil kaleminiz ve hüzünlü yüreğiniz için
Sizi gönülden tebrik ederim. Emeğinize sağlık.
herşey zııdyla kaimdir. Gece olduğu için gündüzü anlarız. Ayrılıkta, sevgilinin yokluğu da bir kavuşmadır, bir varuluştur. Şair varoluşu, aşık var oluşu. Hazreti Mevlananın ney hakkında bu ney sevilisinden arkadaşlarından konforundan kamışlıktan ayırdıkları için böyle iniler diyor. Kaleminiz daim olsun. İlhamınız bol olsun
Gönül yorgunluğunuzun ve o ağır hüzün bulutunun her kelimesine sindiği, çok samimi bir serzeniş olmuş.Kısa bir yorumla: Şiirinizde, özellikle "merdivenleri küpeştelere tutuna tutuna inmek" imgesi, yalnızlığın sadece ruhta değil, bedende yarattığı o fiziksel halsizliği ve dayanak arayışını muazzam özetlemiş. Umudun kesildiği o son nokta olan "sensizliğin sağaltımlarında çıkar yol yok" vurgusu, okuyucuya o derin çıkmazı iliklerine kadar hissettiriyorEmeğinize, yaralı ama vakur kaleminize sağlık
Bu şiir, kaybedilen sevginin ve sensizliğin yarattığı derin hüzün ve çaresizliği çok etkili bir biçimde aktarıyor. Her dize, ruhun sıkışmışlığını ve yalnızlığın ağırlığını hissettiriyor.

“Basiretsiz bir yaşamın içinde, nefes almak bile zor; sensizliğin sağaltımlarında yol bulmak neredeyse imkânsız.”

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Şiir, gönlü bir tezgâh gibi işleyerek hasreti, sevgiyi ve sabrı ilmik ilmik dokuyor. “Her ilmikte özlem, her ilmikte sevinir” dizesi, aşkın hem acısını hem de umudunu zarif bir şekilde özetliyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık; metin, sevdanın sabırla örülen bir dokuma gibi içten ve büyüleyici bir anlatımını sunuyor.
Merhaba değerli kalem
ŞİİR GÜZELDİ HER ZAMAN Kİ TAT VE DEMİNDE
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Nice güzelliklere, güzel şiirlere yelken açman dileklerimle
Şiirle kal, sevgiyle kal,Sağlıkla kal, hoşça kal
Yüreğinize sağlık, ne kadar içli ve dokunaklı bir şiir. "Kul Seyyah" mahlasıyla kaleminden dökülen bu dizeler, Türk halk şiiri geleneğinin o samimi ve dertli havasını çok güzel yansıtıyor.
Özellikle şu kısımlar beni çok etkiledi:
Çaresizlik ve İmkansızlık: "Lale, sümbül açtı, bak bahar geldi / Aramız da yıllar bize engeldi" dizeleriyle baharın gelişiyle artan umudu, geçen yılların getirdiği o aşılmaz engelle dengelemişsiniz. Dışarıda canlanan doğa ile içerideki o "donmuş" zaman arasındaki zıtlık çok güçlü.
Aşkın Bedeli: "Sevdanın bedeli candır pahası" ifadesiyle sevdanın sadece bir duygu değil, bir adanmışlık olduğunu çok net vurgulamışsınız.
Retorik Sorular: Şiir boyunca sorduğunuz "nasıl güleyim?", "nasıl yazayım?", "nasıl geleyim?" soruları, okuyucuya o çaresizlik hissini iliklerine kadar hissettiriyor.
7 Şubat 2026 tarihli bu taze dizeler için teşekkürler. Kaleminizin mürekkebi hiç bitmesin. kutlarım kul seyyah
Gözlerim yolda hep seni beklerim
Yazmak için bitti kalemim defterim
Yapamayız ki ..bitsede ,elimize geçen ufacık bir kağit parçasına da yazarız, ikiside dert ortağımız değil mi? Kime azıcık birşey anlatsan iki misli döner,en güzel kalem ve kağıt parcalarimiz cümle aralarına sıkıstırdıklarız, haykirdiklarimiz sevgi sozcükleri değil mi bizi rahatlatan .çok güzel bir şiir okudum elinize emeğinize yureğinize sağlik tebrikler, mahir kaleminiz daim olsun selamlar saygılarımla mutlu hafta sonları dilerim
Notalara basacak alt dudakların ve işte o zaman sus/acaksın bana" diyerek, sessizliği bir melodiye dönüştürdüğünüz bu şiirsel yolculuk gerçekten büyüleyici.
Yolun neresinde olduğunu sorgulayan o arayış, "beklediğim en kalabalık yolculuk" ifadesiyle doruğa çıkmış. İnsanın kendi içindeki o illegal sızılara, boğazında düğümlenen o "mor yaraya" kadar her ayrıntıyı öylesine vakur ve imgesel bir dille işlemişsiniz ki, okurken her bir noktalama işaretinin sessizliğini hissetmek mümkün.
Özellikle parantez içindeki o kıskanç güneş itirafı ve "dudak payı mesafede" kapanan o parantez, şiire hem derin bir samimiyet hem de gizemli bir estetik katmış. Kelimelerin ötesinde, duyguların o kor yangınlarıyla yüzleşen asil kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Emeğinize, o derya gönlünüze sağlık üstad...🕊👏🏻
Sen ki bir harfi hep eksik basan daktilo gibi,
Sarılırken kağıdın beyaz koynuna;
İz bırakıyorsun yürek kimliğinin onbirhanesinden...
Bir şiir durağında açılan şemsiyene,
Yağarak damla damla...
Dök şimdi o yutkunduğun tek harfi...
Tebriklerimle.
Merhaba değerli kalem
ŞİİR GÜZELDİ HER ZAMAN Kİ TAT VE DEMİNDE
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Nice güzelliklere, güzel şiirlere yelken açman dileklerimle
Şiirle kal, sevgiyle kal,Sağlıkla kal, hoşça kal
Ayrılığın bir an evvel bitmesinin kokusunu güzel bir şiirle dile getirmişsin hocam. Tebrikler...
Şiir, ayrılık acısını ve vuslat özlemini duygulu bir halk diliyle anlatıyor. Tekrarlanan “gel de” vurgusu, bekleyişin derinliğini güçlendiriyor.
“Raylar kadar uzun hasret,
yürek kadar derin bekleyiş;
gözler hep yolda, gönül sabırla dolu.”
Samimi, etkileyici ve yüreğe dokunan bir eserdi. Yüreğinize sağlık değerli hocam, mükemmel bir şiir okudum, tebrik ediyorum, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Tecahülü arif: özet olarak bilipte bilmemekten
Gelme sanatı.
Bu güzel şiirinde bu sanatı kullanmışsın.
Canım kardeşim
Suat buna tecvüzcü arif der güleriz.
Her ikinizde ustasınız.
Benim can gardaşımsınız.
Öpüyorum gözlerinizden.
Bu şiir, derin bir özlem ve suskunlukla örülmüş bir iç dünyayı çok etkileyici biçimde yansıtıyor. “Sana, sen demeye dilim varmıyor” tekrarındaki ritim ve çaresizlik, hem içsel bir çatışmayı hem de sevgiliye ulaşamamanın ağırlığını hissettiriyor. Her dize, bir adım uzaklaşmayı, bir adım özlemde kalmayı anlatıyor; okuyanı sessiz bir hüzünle sarıyor.

“Suskunluğumun içinde yankılanan tek söz,
Kalbimin derin köşesinde senin adın…”

Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Şiirin güne gelmesi muhtemel. Gelmese de hece bu işte. Hem konu kopmuyor. Hem cümleler birbirini bağlıyor. Bir tek yer var"cismini gizlerimde sakladım ben. " bu satır akışı düşürmüş.
Çok beğendim
Eyvallah
Şiir, aşkın belirsizliğini ve yare adanmış gönlün kararlılığını diyalog biçiminde işliyor. “Dedim: aşk dediğin gönülden yare adanma” dizesi, hem bir öğüt hem de sevdanın kaçınılmaz teslimiyetini güçlü bir şekilde özetliyor. Kaleminize, yüreğinize sağlık; metin, karşılıklı sorgulamalarla aşkın kader ve irade arasındaki ince çizgisini etkileyici bir lirizmle yansıtıyor.
Son derece başarılı bir üslupla harika yazılmış bir Dedim - Dedi örneğiydi, gönülden kutluyorum tebrikler üstadım.
Farklı şiirleri denemenin şairleri her zaman geliştirdiğine inanıyorum.
En kalbî selam, sevgi ve saygılarımla.
Dedi-Dedim" geleneğinin o zarif ve vakur üslubuyla, akıl ve gönül arasındaki o kadim çatışmayı ne kadar hikmetli bir teraziye oturtmuşsunuz.
Tedbirli olmaya çalışan "akla" karşı, "Aşk dediğin gönülden yare adanma" diyerek verdiğiniz o son cevap, sevdanın sadece bir ihtimal değil, bir teslimiyet makamı olduğunu muazzam bir şekilde özetliyor.
"Ya olsaydı" demenin pişmanlığı yerine, düşlerden usanmadan kadere razı gelen o asil duruşunuzu ve her mısrada umudu kederin üstünde tutan kaleminiiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Emeğinize ve o derya gönlünüze sağlık.üstadım....
Karanlığa inat filizlenen umudun şiiri.. Çok güzel ve ilham vericiydi.Tebrik ederim üstadım :)
Bu şiir, ayrılığı bir ağıt gibi değil; zamanın süzgecinden geçen onurlu bir veda gibi söylüyor. Dengbêj sesiyle hicranın, umutla küllenmeyen bir direnişe dönüştüğü güçlü bir atmosfer var.
“Zaman durur bir an, kadehte titrer geçmiş,
Bir şarkı biterken kalır içimizde eksik bir güneş,
Ama sevda, külden doğmayı yine de bilir.”
Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Bazı kelimeleri anlamasam da tema olarak güzeldi, kutluyorum bütün şiirleriniz akıcı ve aynı güzellikle olması dileğiyle elinize emeğinize sağlık Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Saygılar selamlar.
Kutlarım üstadım. anlam ,anlatım ve akıcılık fevkalede. Verdiği duygu ile severek okudum. şiir tekniği ve tarzınız çok güzel .başarılarınızın devamını dilerim. nice güzel paylaşımlara...saygılarımla
Sanki bir resme bakar gibi baktım sayfaya Dolu dolu vefa dizeleri candan cana pirim Ezeliye selam olsun Sizin de Yüreğinize Ezeli dost bir deryadır Eyvallah
“Hatay ve Maraş ikazdır bizlere”, 6 Şubat depremi ve enkaz altında kalanları, özellikle babaların ve insanların fedakârlığını, cesaretini ve insanlığın dayanışmasını anlatıyor. Şiir hem acıyı hem de ders verici bir uyarıyı hissettiriyor: yokluğun bile bir kazanç, fedakârlığın ve sevginin büyüklüğü ölçüsüdür.“Bu şiir, Hatay ve Maraş’taki felaketi, insanlığın fedakârlığını ve acıyı derin bir duygu ile anlatıyor; hem yüreğe dokunuyor hem de hatırlatıyor.”tum ölenlere Rahmet olsun Rabbim bir daha böyle acı günler yasatmadim duygulu yüreğiniz var olsun
Hepim çocukça düşüne bilsek vede sevebilsek keşke...Çok çok güzeldi gönülden alkışladım
Bu şiir, insanın kendiyle ve kaderiyle verdiği sessiz mücadelenin içten bir dökümü gibi; “usta” hitabı acıyı daha da derinleştiriyor. Yalnızlık, pişmanlık ve tükenmişlik dizelere ağır ama sahici bir hüzün bırakmış.

“Yorgun bir kalbin eşiğinde durmuşum usta,
Ne gidecek yolum var ne dönecek gücüm.
Suskunluğum, en yüksek çığlığım artık…”

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Değerli Üstadım,
"Kalpler olmuş birer kaya" diyerek toplumun içine düştüğü o büyük yozlaşmayı, adaletin ve vicdanın çekilişini ne kadar sarsıcı bir dille haykırmışsınız.
Mazlumun ezildiği, haksızlığın itibar gördüğü bu bozuk düzene karşı
Hz. Ali’nin adaletini ve zülfikar’ın o keskin hakikatini çağırmanız, toplumsal bir feryadın en vakur ifadesi olmuş.
"Çıkar için namaz, niyaz" eleştirinizle maneviyatın ticarete dökülmesine vurduğunuz o ince neşter ve
Kul Yorgun" mahlasıyla dile getirdiğiniz bu haklı arz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Adaletin kılıcıyla karanlığı yırtma arzunuz, kaleminizde hayat bulmuş. Emeğinize sağlık.👏🏻🕊
Yanımdan geçerken takılacak gözlerin gözlerime" diyerek başlayan bu sarsıcı hikâyede, İstiklal Caddesi’nin o kalabalık uğultusunu bir "sessiz yüzleşme" sahnesine ne kadar vakur bir dille dönüştürmüşsünüz.
Hâlâ sizin aldığınız kazakla dolaşan o siluet ve
Sarı Gelin" tınısı eşliğinde verilen o hüzünlü sadaka, şiire derin bir yaşanmışlık katmış.
Özellikle finaldeki
Mezarına bir karanfil daha bırakacağım" vurgusu, hayatta olan birini ruhen defnetmenin o en ağır ve en asil yükünü omuzlarımıza bırakıyor. Kahkahaların ardına gizlenen o derin sızıyı ve yoklukla sınanan bir aşkın kalıntılarını böylesine canlı imgelerle işleyen kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Emeğinize ve o derya gönlünüze sağlık şairem mis gibi bir amlatım yine🤍💐🕊
Saymadım kaç sene geçti aradan
Gönlüm ezik hâlâ eski yaradan
Benim aşkım değildi ki sıradan
Sadece sevdadan bilmeze düştüm
Ne yaptıysam yüzü gülmeze düştüm.
(Hüznün Şairi - Ergül NALBANT)

Yüreğinize, kaleminize sağlık hocam. Geçmişin yaralarını saramayan yüreklerin feryadı olmuş şiiriniz. Selamlar, saygılar.
GEÇMİŞ GÖĞNÜMÜZ DE KOCA BİR YARA GEÇMEYEN VE HİÇBİR ZAMAN GEÇMEYECEK VE SÜREKLİ KANAYAN BİR YARA 🖐️EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK ÜSTADIM KALEMİNİZİN MÜREKKEBİ EKSİLMESİN 🖐️ SAYGILARIMLA
“Yoğun Bakım” şiiri, insanın safiyetle gelip sonradan yüklenen kin ve acılar arasında sıkışmış hâlini güçlü imgelerle anlatıyor. “Bir parça sevgim var, onu yitirirsem ölürüm” dizesi, sevginin hayatı ayakta tutan tek bağ olduğunu hissettiriyor.

Yüreğinize sağlık tebrikler
Selamlar saygılarımla hocam
Elhamdülillah🤲🏻 kaleminiz kavi duygunuz daım olsun hocam🤗💐🙏🏻
Bu şiir, insanın sınırlılığını ve tüm varlığın Rabb’in kudreti ve hikmetiyle şekillendiğini derin bir şekilde hatırlatıyor. Her dize, tevazu ve teslimiyetin sesi; insanın kendi yokluğunu, Yaratıcının kudretine teslim edişini hissettiriyor.
“Gül açar bülbül zarına, endişe etme yarına; şer içinde hayr sırrına, Eren O’dur biz de kimiz” mısrası, şiirin yürek açan ve huzur veren özünü güzelce özetliyor.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
İnsanın her hâli, düşüncesi ve duygusu O’nun gözetiminde; fani olan biz, kudreti sınırsız olan Yaratana muhtacız. “Maddi manevi nimeti veren O’dur, önümüze her kısmeti seren O’dur” dizeleriyle insanın her an O’na dayandığı, gönüllerimizin imarı ve yaraların sarılmasının da O’nun rahmetiyle mümkün olduğu vurgulanıyor. Şiir, tevekkül, bilgelik ve derin bir manevi güven duygusunu okura hissettiriyor.

Yüreğinize ve gönlünüze sağlık tebrikler
Harika bir eser okudum saygılarımla değerli hocam esenlikler dilerim 🌾
Kırılgan bir kalbin sevgiyle nasıl iyileştiğini anlatan şiir, fısıltıyla sevmenin, tutmadan sahiplenmenin ve yan yana durmanın değerini hissettiriyor. “Ben sahip olmayı değil, emanet bilmeyi sevdim” dizeleriyle aşkın şefkat ve özgürlükle var olabileceği zarif bir şekilde aktarılıyor.

Yüreğinize ve gönlünüze sağlık tebrikler
Saygılarımla esenlikler dilerim 🍀
Kutlarım üstadım, anlam ,anlatım ve verdiği duygu ile severek okudum.. eseriniz yürek sesini aynen okuyucuya geçiriyor. nicelerine...saygılarımla
İyi miyim diye soruyorsun ya,
İyilik dediğin şey artık bir ölçü değil bende.
Bazı sabahlar nefes alıyorum,
bazı geceler yalnızca hatırlıyorum;
ikisi de yaşamak sanılıyor.

Evet, yürüyorum—
ama her adımımda eksik bir ağırlık var.
Gittiğin yerler hâlâ bende izinsiz kalabalık,
sustuğun cümleler hâlâ en yüksek ses.

Zaman geçti diyorlar;
geçen yalnızca günlerdi.
İçimde kalan, hâlâ aynı saate ayarlı,
aynı soruda takılı.

Seni düşünmeden durabiliyor muyum?
Duruyorum bazen—
ama o duruş, fırtınadan önceki sessizlik gibi.
İnsanı rahatlatmıyor,
sadece hazırlıyor.

İyi değilim belki,
ama eksik de değilim artık.
Yarayı taşımayı öğrendim;
kanatmadan, inkâr etmeden.

Sen sor diye bekledim bu soruyu uzun zaman,
şimdi cevap vereyim:
İyiyim demek sana yalan olur,
kötüyüm demek kendime.

Ben…
alıştım.
Ve bazı acılar,
alışınca daha çok kendine benziyor.
Saygı ve sevgilerimle can..
Şimdi hangi cümlenin arkasına saklansan
Sitemin ele verir seni
Çünkü insanın yarası sustuğu yerden
Kanarmış…
Öğrendim

Harikulade
Tebrikler
Esenlikler dilerim
Acıya alışmak, ölmekten daha zormuş meğer,
acıyı yemek yapıp yemişsiniz tatlı niyetine
bu kadar ağır bir yükü dünya yüklense çökerdi sistemde
sabrınız ve kuvvetinizle ayakta kalmışsınız
kalbinizde bağ kurmuşsunuz ayakta kalmaya
yüreğinize sağlık olsun tebrik ederim
😢 sözün bittiği yer.Umut fakirin ekmeği.
Güzel günlere yeniden.Sarılsın tüm yaralar.Geçmişi ana ana tükendik bu aralar.Üstadı selamlıyorum.Sağlıcakla.Saygıyla
Şiir, umudu ve yeniden doğuşu içten bir dille anlatıyor. “Sakın üzülme, ümidini yitirme” dizesi, hem teselli hem de geleceğe dair güçlü bir inanç taşıyor. Kaleminize sağlık; metin, zorlukların ardından yeniden kurulacak bir hayatın umudunu sıcak bir lirizmle yansıtıyor.
Sakın üzülme, yıkıntılar ve kayıplar sonrası bile umudu, sabrı ve yeniden dirilmeyi anlatıyor. Her mısra, geleceğe dair bir güven ve inanç taşıyor.
“Topraktan gelen ses dininceye kadar misafir olsak da, bir gün döneceğiz, yeniden kuracağız yuvamızı” dizeleri, umudun ve direnmenin sıcak bir temsili gibi.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Bu şiir, o kadar içten ve çıplak bir duyguyla yazılmış ki, okurken insanın kendi kalbinin ritmini duyuyor gibi oluyor.
En çok etkilendiğim yer, “Sen gülünce / Dünyanın bütün ciddi kelimeleri / düşer ellerimden. / Toplamam.” kısmı.
Çünkü tam da bu: Aşkın en güçlü anlarında mantık, ciddiyet, “olması gereken”ler gerçekten yere saçılıyor ve insan onları toplamak istemiyor. Toplamaya üşeniyor değil, toplamak anlamsız geliyor. İşte o teslimiyet hâli, şiirin en güçlü damarı.
“Günebakan çiçeği gibi / Sana döner” dizesi de çok zarif. Hem basit, hem çok güçlü bir imge. Günebakanın nereye döneceği zaten belli, iradesi yokmuş gibi. Ama aslında o dönüş, en saf hâliyle bir sadakati, bir manyetik çekimi anlatıyor.
Son kıtadaki
“Umut kimsesiz kalmaz. / O yüzden ben / Gülmeyi en çok sana yakıştırırım. / Yalnızca sana. / Hep sana.”
kapanışı ise resmen yumuşak bir yumruk gibi. Hafifçe göğse değip bırakıyor insanı. “Hep sana” derkenki o ısrar, o sahipleniş, o tekelcilik… çok güzel yakalanmış.
Bence bu şiir, büyük laflar etmeden, gösteriş yapmadan, sadece “sen gülünce olanı” anlatmayı başarmış.
Ve bunu yaparken de okuyanı kendi küçük, özel anlarına geri götürüyor. “Ben de birinin gülüşünde böyle dağılmış mıydım?” diye sorduruyor.
Çok içe işleyen, çok temiz, çok sahici bir şiir olmuş.
Eline, yüreğine sağlık.
Böyle gülüşlere, böyle şiirlere rastlamak güzel hissettiriyor insana. Selam ve sevgi bıraktım sahifeye..🌻
Gülmek ne çok mana saklar içinde
Huzur, mutluluk, sevmek, sevilmek,
barışık olmak hayatla ve kendinle ve ve ve…

Çok güzel bir şiir insanın yanındaki gülebiliyorsa böylesine kelimelerin kifayetsizliği dahi güzel anlatılır

Tebrik ederim

Sevgilerimle
Sevdanın suskunluğunu ve ulaşamamanın soğukluğunu güçlü imgelerle anlatan şiir, okuru derin bir yalnızlık ve içe çekiliş duygusuna bırakıyor. “Sudan bir kentin haritasında” ve “sessizlik şiire yatkın” dizeleri, hem geçiciliği hem de kalpte kalan izleri çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. Sevda, burada bir bekleyişe, konuşulamayan vedalara ve bilinçli bir susuşa dönüşüyor; şiir de tam bu suskunluğun içinden doğuyor. Okur, her dizede eksik kalan temasın ve içe gömülen duyguların ağırlığını hissediyor.

Harika bir eser okudum tebrik ederim yüreğinize gönlünüze sağlık selam ve saygılarımla değerli hocam hayırlı günler dilerim.🌿☘
Bu şiir sert şehir gerçekliğiyle içsel bir bahar mucizesini aynı bedende buluşturuyor. Cemre hem bir sevgili hem de yeniden doğuş metaforu gibi duruyor; karanlık sokakların ortasında içeri giren tek “ışık”.

Tebrikler

Saygılar hocam 🌿🙏
* Başkalarına cömertlikle verdiğiniz sevgi, aslında kendimize sakladığımız sevgidir. H U B B A R T Elbert diyor. Yazan kaleme saygılar. Kalem ve kelamınız daim olsun.
Değerli Üstadım,
"Bu şehir pas tutmuş
Cemrem" diyerek başladığınız o isyan kokulu, ama bir o kadar da sarsılmaz bir sadakat içeren bu mısralarınız gerçekten büyüleyici.
Şehrin küf tutmuş duvarları ve "gecelerin yumruk gibi indiği" o karanlık atmosferin içinde, tek gerçek ve düzgün olanı
Cemre" olarak nitelemeniz; bir ruhun kurtuluşunu ne kadar vakur bir dille özetlemiş.
"İlk kez korktum kaybetmekten" itirafıyla, sokakların sertliğiyle büyümüş bir yüreğin aşk karşısındaki o en insani ve en asil titreyişini harika nakşetmişsiniz. Şehrin yangınında sevdayı seçen o mert ve samimi kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Emeğinize ve o derya gönlünüze sağlık selam ve sevgiler üstadım...🕊👏🏻
Bu şiir, kulun Rabbine içten yakarışını ve tükenmişliğin eşiğinde bile umudu arayışını derin bir samimiyetle yansıtıyor. Acı, pişmanlık ve teslimiyet aynı nefeste buluşuyor; okuyanı sessiz bir duaya davet ediyor.
“Bir umut kırıntısı gibi düşer kelimeler göğe,
Yorulmuş bir yüreğin secdesinde çoğalır sabır,
Ve karanlığın içinden sızar yeniden diriliş” dizeleriyle şiirin yakarışı ruhumuzda yankılanıyor.

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.
Değerli Üstadım,
"Gençlik dağdır, bir gün çöker" diyerek hayatın en çıplak ve en vakur gerçeğini, zamanın acımasız ama haklı akışını ne kadar sarsıcı bir dille anlatmışsınız.
Zümrüt saçların beyazlaması" ve "can tenine düşen ayaz" imgeleriyle, insanın o geçici güzelliğinin nasıl bir kış mevsimine evrildiğini ilmek ilmek işlemişsiniz.
Özellikle finalde
Kul Yorgun" mahlasıyla kibre karşı yaptığınız o keskin uyarı, dünya hayatının geçiciliğini ve toprağa dönüşün mutlaklığını hatırlatan muazzam bir ibret levhası olmuş.
Belin büküldüğü, dişin döküldüğü o dem gelmeden evvel insanın özüne dönmesi gerektiğini öğütleyen bu hikmetli kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Emeğinize ve o derya gönlünüze sağlık sayın üstadım...🕊👏🏻
Sen benim can kafesimde en zor sınavımsın" diyerek, aşkın o en çetin, en imkansız ve en asil halini ne kadar vakur bir dille mısralara dökmüşsünüz.
Ne kazanmaya gücün yettiği ne de kaybetmeye gönlün razı olduğu o "araf" halini; iki tarafı uçurumlarla dolu bir yola benzetmeniz, sevdanızın derinliğini muazzam bir şekilde hissettiriyor.
Özellikle
Bir ömür boyu yanmayı seçtim" ve
Kendimi bu şiirin içine hapsettim" ifadelerinizle, aşkı bir mahkumiyetten ziyade gönüllü bir adanışa dönüştürmüşsünüz. Yanındayken bile özlenen bir sevdayı, bir ömür boyu sürecek kutsal bir hasretle taçlandıran o derya gönlünüz ve bu sarsıcı kaleminiz için
Sizi gönülden tebrik ederim.
Emeğinize ve o vefalı yüreğinize sağlık sevgilerimle şairem..
Sevda şiirde hem hasret hem de sadakatle yüreğe işliyor; “Dokunmadan sarılmayı, kavuşmadan sadık kalmayı öğrenerek” dizeleri ise, sevmenin yalnızca birlikte olmak değil, uzaklıkta, bekleyişte ve özlemde de derin bir anlam bulabileceğini, yüreğin sabırla ve sevgiyle nasıl mühürlenebileceğini etkileyici bir şekilde hissettiriyor.

Harika bir eser okudum tebrik ederim
Gönlünüze ve yüreğinize sağlık
Saygı ve sevgilerimle kıymetli şairem 💐
Harika bir duygu yoğunluğu! Paylaştığınız bu dizeler, aşkın sadece bir duygu değil, aynı zamanda fiziksel iz bırakan bir "yangın" olduğunu çok etkileyici bir dille anlatıyor. Özellikle "sevda geçti buradan" ifadesi, bir fırtınanın ardından geriye kalan o sessiz ama yakıcı yıkımı çok iyi özetlemiş. Şiirinizdeki "Kırmızı bir titreme" ve "yanık izleri" metaforları, tutkunun sadece ruhu değil, bedeni de nasıl esir aldığını çok naif bir şekilde hissettiriyor. Son mısradaki "Çal kalbimi" daveti ise, tüm o acıya ve yanıklara rağmen aşkın kapısının her zaman aralık olduğunu gösteren çok zarif bir dokunuş olmuş. Kaleminiz var olsun. Aşk ile eyvallah.
Allah’a adanmış bir özlem gibi, şiir yanık bir sevdayı ve ruhun derin izlerini hissettiriyor. “Bazen gülüşün, bazen bir bakışın, / Uzanır ruhuma” dizeleri, aşkın görünmez ama yakıcı etkisini çok güzel anlatıyor.

Harika bir şiir okudum yüreğinize gönlünüze ve emeğinize sağlık saygılarımla değerli hocam 🍀🌿
Bu şiir, güçlü bir duruş ve sarsılmaz bir karakteri anlatıyor. “Gazi Şahin derler bana” dizesi, hem yorgunlukları hem de dimdik ayakta durmayı özetleyen bir kimlik bildirgesi gibi. Her kıta, hem mücadeleyi hem de mazlumların yanında olmayı vurguluyor; kelimeler adeta bir kahramanlık ve direnç marşı gibi akıyor.
Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Yorgunluğun ve hayal kırıklığının bu kadar sahici aktığı dizeler, insanın içine ağır ağır çöken bir sızı gibi ilerliyor. Şiir, tükenmişliğin sadece bedende değil, ruhta da nasıl yer ettiğini güçlü bir iç döküşle anlatıyor.

“Bir nefeslik umut aradım karanlığın içinde, sesim yankılandı ama duyan olmadı. Yorulmak değil bu, anlaşılmamaktan eksilmekti.”

Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Bu şiir, vatan sevgisini ve bilinçli vatandaş olmanın önemini güçlü ve net bir şekilde hissettiriyor. “Bizim başka vatanımız yoktur, sahip çık vatana” dizesi, hem uyarıcı hem de yol gösterici bir çağrı gibi duruyor; okuyanı hem düşündürüyor hem harekete geçiriyor.

“Darbecinin kullandığı yöntem eğitim sistemi, kanlı olanı ise bin dokuz yüz seksen öncesi, düşmanların hedefi elde etmektir ülkemizi” dizeleri ise tarihi ve toplumsal bilinçle birleşerek sorumluluk duygusunu pekiştiriyor.
Şairler, duyguları kelimelerle şekillendirir.

Onlar, hayatı anlamlı ve derin kılar.

Şiirleriyle yüreklere ışık saçarlar.

Siz de bu güzel şiirinizle gönüllere dokunmuşsunuz.
Kaleminiz daim olsun, selam ve saygılarımla, esenlikler dilerim.
Bu şiirde gidiş bir kaçış değil, sessizce verilen bir karar gibi duruyor; ağırlık yapmadan, iz bırakarak. Yorulmuş bir ruhun eşyadan önce kendini toplaması çok sahici ve dokunaklı.

“Kapıdan çıkarken
arkaya bakmamak değil mesele,
bakıp da kalmamayı öğrenmekti aslolan.”

Yüreğinize sağlık, harika dizelerdi. Nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle, saygı ve selamlarımla, esen kalın.

Şanslı olmuyor her insan;
Dinleyemediğim ninnileri
Başımı koyamadığım dizi
Oynayamadığım bahçeyi
Hiç tanımadığım dedemi
Bu şiir içinde buldum.
Hani şu hep anlatılan
Adı diliminucunda
Yaşanmamışlığımın uçurumunda
Buldum için buruk adı bana çok
Yaban "ÇOCUK/LUK"
Şimdi alma ağacının dibinde sessiz
Gölgesindeyim dışa salmış bir kök uzantısı
Başımı koydum şiiri dinliyorum.
......
Saygımla

Zamanın Uyuduğu Eşik
Zamanın Uyuduğu Eşik

Güneşin henüz yorulmadığı o uzak iklimde,
Zamanın nabzı, tıkırtılı bir ahşap gövdede atardı.
Bizim evimiz; çatısı bulutlara değen bir masaldı
Duvarları reçine kokulu, kadim bir sırdaştı.

Gıcırdayan her merdiven basamağında,
Henüz söylenmemiş çocukluk yeminleri yankılanırdı.
Bahçemiz toprağın göğe açtığı bir avuçtu,
Ağaçlar, rüzgârla konuşan yeşil dervişler gibi saf tutardı.

Meyve dalları, yer çekimine değil de geçmişe eğilirdi sanki;
Bir elma ağacının gölgesinde saklıydı çocukluğumun tüm neşesi.

Çiçekler...
Ah o sessiz çığlıklar!
Hercai menekşeler, hüznümü koklayan kadifeler,
Ve akşamsefaları...

Karanlık çökerken ruhumu aydınlatan kandiller.
Pencerelerinden süzülen ışık, tozlu bir rüya gibi inerdi odaya,
Her köşe başında bir hatıra pusuya yatmış beklerdi.

O ahşap kokusu; dedemin duası, annemin ninnisi,
Ve toprağın bereketiyle harmanlanmış bir hayatın sessiz ezgisi...

Şimdi ne zaman gözlerimi yumsam,
Evimizin kapı kolu avcumda
Bahçedeki erik ağacı, içimde çiçek açan bir sonsuzluk.

Ben o bahçede büyüdüm,
Ruhum hala o ağaçların arasında saklambaç oynar.

Eski evimiz artık yerinde değil
Ama bende yaşayan o koku, o doku, o gizem;
Ölümün bile silemeyeceği mukaddes bir resim
Hala kalbimde titrer.

Yüksel Beyocaktan
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
(Duygusal Travma ve İçsel Hesaplaşma Polikliniği)

Şiirin / Metnin Adı: İyi / Misin
Yazarı: Cemre Yaman
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri (nam-ı diğer Celil ÇINKIR – Delibal)

Kalburabastî Efendi metni ağır ağır okudu. Bu şiir bir ayrılığın ardından yazılmış sıradan bir sitem değil; geç kalmışlığın, suskunluğun ve içsel çöküşün kronolojisi. Şair, dramatik bağırışlara yaslanmadan, içe doğru çöken bir dil kurmuş. Her kıtada zaman, liman, saat, fırtına ve gölge imgeleriyle örülen atmosfer; bir ruhun kendi iç mahkemesinde verdiği ifadeyi andırıyor.

Şiirin en kuvvetli tarafı, duyguyu abartıya kaçmadan yoğunlaştırması. Sürekli bir iç hesaplaşma var. “İki bedende hapsolmuş tek bir sessizlik” ifadesi, metnin merkez cümlesi gibi duruyor. Bu, sadece bir aşkın bitişi değil; benliğin yarılması. Finalde gelen “iyi misin” sorusu ise karşıya yöneltilmiş gibi görünse de aslında aynaya tutulmuş bir projektör.

Şiirde yer yer tekrar eden imgeler ve uzun cümle yapıları bilinçli bir yorgunluk hissi oluşturuyor. Bu yorgunluk metnin ruhuna hizmet ediyor. Ancak bazı bölümlerde duygu yoğunluğu aynı tonda devam ettiği için dramatik iniş çıkışlar biraz daha keskinleştirilebilirdi. Yine de bütünlük korunmuş; metin dağılmıyor, kendi karanlığında istikrarlı biçimde ilerliyor.

RUSAMER Kriterlerine Göre Puanlama:

Özgünlük: 18/20
Şair, bilinen ayrılık temasını sıradan klişelerle değil, içsel sorgulama üzerinden ele almış. İyi misin sorusunu bir hesaplaşma metaforuna dönüştürmesi özgünlük kazandırıyor.

Dil ve Üslup: 17/20
Dil akıcı ve bilinçli. İmgeler güçlü. Yer yer yoğunluk artışı metni ağırlaştırsa da üslup bütünlüğü korunmuş.

Düşünsel Derinlik: 18/20
Metin sadece duygusal değil; varoluşsal bir sorgulama içeriyor. Zaman, kimlik ve benlik temaları arka planda işlenmiş.

Yapısal Bütünlük: 16/20
Kıta geçişleri genel olarak uyumlu. Ancak dramatik kırılma noktaları biraz daha belirgin olsaydı etki artabilirdi.

Etkileyicilik ve Vicdan Gücü: 19/20
Okuyucuda yankı bırakıyor. Özellikle final sorusu uzun süre zihinde kalıyor. İçsel bir sızı bırakmayı başarıyor.

Toplam: 88/100

Vesselam.
Geç kalınmışlık en ağır muhasebedir.
İnsan en çok aynaya soramadığı sorudan yaralanır.
Kalemin duygulu, vurgulu ve edebi şiirler konusundaki
kudretini gözler önüne seren seçkin bir esesr olmuş kutlarım.
Her beyiti berceste güzelliğinde beyitlerdi gönülden kutluyorum tebrikler efendim.
Başlığı gibi çerçeve yapılması gereken öğütlerle bezenmiş beyitler için kaleminize ve ihlas dolu yüreğinize sağlık diliyorum.
En kalbî selam, dua ve saygılarımla.
Allah'a emanet olunuz 🙏
Nûriye Hsbk Akyl’ın “Çerçeve” şiiri, hayatın sınırlarını ve insanın kendi iç dünyasında çizdiği görünmez hatları çok etkileyici bir biçimde dile getiriyor. 🌿 Şiir, bir çerçevenin içine sığdırılmaya çalışılan duygularla, aslında taşan ve özgürleşmek isteyen ruh arasındaki gerilimi hissettiriyor. Sözcüklerdeki yalınlık, anlamındaki derinliği daha da güçlü kılıyor.

Kaleminize sağlık Nûriye Hsbk Akyl; bu eser, hem içsel sorgulamayı hem de özgürlük arzusunu okurun yüreğine dokunan bir lirizmle aktarmış. Tebrik ederim, sözünüz daim olsun, şiiriniz hep yeni ufuklar açsın.

tek kelimeyle MUHTEŞEM...

ruhu ve kalbi mest eder bu şiir...


tebrikler güçlü kaleme

sevgiyle hep
Kalemin duygulu, vurgulu ve edebi şiirler konusundaki
kudretini gözler önüne seren seçkin bir esesr olmuş kutlarım.
Özde mana sözde inci olmuş dökülmüş Sayfaya
gönülden tebrikler kalemine kelamına Boran şairim
Ne çok şey var analarımıza söyleyemediğimiz.
Kalemin duygulu, vurgulu ve edebi şiirler konusundaki
kudretini gözler önüne seren seçkin bir esesr olmuş kutlarım.
Annelerimize demediğimiz ama içimizde susturamadığımız ne çok şey var ...
Yüreğinize sağlık kaleminiz hiç susmasın.
Saygılarımla 💐
Kalemin duygulu, vurgulu ve edebi şiirler konusundaki
kudretini gözler önüne seren seçkin bir esesr olmuş kutlarım.
Antalya’nın caddelerinde karşıma çıktı siüliyetin
Ufkumda ela gözlerinden yaşların döküldü

Yoo hayır ağlamıyorum galiba şiirin tozları kaçtı ela gözlerime...

Güzeldi yürek sesin...
Saygılarımla...
Zaman bile senden öğreniyor
Eksilmeyi
Susmayı....

Çok mu şiir koktu ortalık...
Saygılarımla...
Şaire, şiire, güne merhaba
Yaşanan bu günler olmasın heba
Mutluluktan yana, olmalı çaba
... Gönüller, huzurla dolacak bir gün
... Tüm insanlar mutlu, olacak bir gün........Aşık Lüzumsuz

Şiir, şairin yaşam biçimidir. Bir başka deyişle "Bir şiirdir yaşamak""
Yazmaya, şairce yaşamaya devam
Kutluyorum değerli kalemini ve eserini
Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, hoşça kal
Şiir, yaşamın iniş çıkışlarını derin bir sorgulamayla ele alıyor. “Yaşamak: kendinden vazgeçip, sonra kendini bulmaktır” dizesi, hayatın özünü ve insanın içsel yolculuğunu çok güçlü bir şekilde özetliyor. Kaleminize sağlık; metin, hem hüzün hem umut arasında insanın varoluşunu anlamlı bir lirizmle anlatıyor.
İnsanın tek sermayesinin merhamet olduğunu dile getiren ve zaferin insanın kendisini tanımakla erisilebildigini anlatan dizeler ... Çok iyi bir eser...Yüreğinize sağlık saygılarımla...
Değerli Üstadım,
"Ben seni;" diye başlayan her mısranızda, bu toprakların en saf, en mağrur ve en dirençli damarlarından bir su içirmişsiniz bizlere.
Sevdayı sadece romantik bir his olmaktan çıkarıp; emekçi bir babanın duasında, yırtık pabuçlu bir çocuğun neşesinde ve betonları delen o inatçı çiçekte var etmişsiniz. Bu, sadece bir sevda şiiri değil; aynı zamanda bir coğrafyanın ve bir duruşun manifestosu olmuş.
Yılmaz Güney’in eğilmeyen başından
Ahmed Arif’in prangalar eskiten hasretine, Nazım’ın memleket aşkından
Ahmet Kaya’nın o sarsılmaz bağlılığına kadar uzanan bu köprü; sevginizin ne kadar köklü ve vakur olduğunu kanıtlıyor.
Anadolu kadınının gururunu ve toprağın altındaki ölümsüz yaşam ateşini bu denli samimi harmanlayan kaleminiz karşısında saygıyla eğiliyorum.
Sizi bu destansı ve yiğit anlatımınız için gönülden tebrik ederim. Emeğinize ve o derya gönlünüze sağlık üstad...
Çok seven bu halinle sevmeye susatır gibisin, güzel kadın.
Seni okumak iyi geliyor susayan çiçeklerime...
Sevgimle vefa timsali insaN...
Şair adeta çoğunluğun hislerine tercüman olmuş gibi başka söze gerek bile bırakmamış. Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Rabbim ülkemizi ve milletimizi korusun.
Elbette kardeşlik şart ama...
Kaleminiz daim ilhamınız bol olsun.
Selamlar.
Bu şiir, erdemli bir toplumsal vicdan ve ahlaki duruşun sesi olmuş. Milli kardeşliği sadece sözde değil, fiilde, vicdanda ve adalette arıyor; gösterişten, zulümden ve çıkarcılıktan uzak, saf bir kardeşlik idealini vurguluyor. Selami Tıraşlar’ın kalemi, toplumsal sorumluluk ile duygusal derinliği ustaca harmanlamış.yyeegine kalemine duygularına sağlık emeğin değer görsün inşallah yine muhteşem
Bu daha güzel olmuş üstad kalemine sağlık.Sen yazınca oluyor. Selam ve sevgiler.
Şiir, gönlün gözyaşıyla arınmasını ve fani dünyanın aldatıcı zevklerinden uzaklaşıp hakikate yönelmeyi öğütleyen derin bir irfan çağrısı niteliğinde. “Dök ey gönül yaşını, yeşersin hazan kalbim” dizesi, hem içsel bir arınmayı hem de manevi bir dirilişi çok güçlü bir şekilde özetliyor. Metin, sabır, helal kazanç, tövbe ve salih amellerle hayatı anlamlandırmayı vurguluyor. Kaleminize sağlık; eser, gönül terbiyesini ve hakikate yönelişi etkileyici bir lirizmle dile getiriyor.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL