22
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
382
Okunma

Sükûtun en ağır zırhını kuşandım, koptu kıyamet bende;
Hangi şafak yırtar artık bu zifiri, bu sağır perdeyi?
Bir ah çeksem dünya yanar, senin vicdanın sızlar elbet;
Sen bende yıktın, kutsal bildiğim her şeyi.
Ruhunu hangi isli limana hapsettin, ey vefasız!
Hangi rüzgâr savurdu benden kalan tek gerçeği?
Ben her gece bu enkazın altında nefesle cebelleşirken,
Sen hangi uykunun soğuk ufkundasın?
Sahte baharlar serptin çatlak topraklarıma, zehirledin ekmeğimi;
Eğreti gülüşlerinle soldurdun günümün ferini.
Uçurumlar ektin salkım saçak yarınlarıma,
Kendi ellerinle söndürdün sevdanın meşalesini.
Senden geriye koca bir feryat, dinmeyen bir sızı kaldı;
Şimdi hangi yabancı kentin kalabalığında kayıpsın?
Kimsesizliğini bir nişan gibi taşırken ruhun daraldı;
Söyle, sen bu karanlıkta kimin ayıbısın?
Gözlerimde birikmiş asırlık bir intizar, hasretin bir ur;
İşliyor her gece, en derin kemik iliğime.
Ruhumda isimsiz bir cenaze kalkar, her yanım kusur;
Kendi ellerimle kazdım o kuyu derinliğine.
Uğruna feda ettiğim körpe yılların o ağır vebali,
Pranga gibi vurulmuş ruhumun ayak bileklerine.
Bi’ bilsen, dilsiz duvarlar nasıl da üstüme devrilir;
Nasıl her nefeste bir parça daha eksilirim.
Çocuksu neşem rehin kaldı sende, emanet bir gülüş artık;
Dudaklarımda sızlayan, bana ait olmayan o sahte neşe.
Umut denilen o kanadı kırık kuş bende can çekişir;
Sensizliktir içimde her seher vakti harlayan ateşe.
Hangi aynaya baksam tuz buz bir yüz karşılar beni;
Sanki her hatıra pusu kurmuş, yolumda bekleşir.
Gülüşlerimi bile paketleyip götürmüşsün ya hani;
Ben karanlığa alıştım, güneş senin olsun.
İçimde bir ordudur artık suskunluğun hışmı, adın bir yara;
Kanar durur ıssız yollarda, hiç iyileşmeden.
Simsıkı sarılmak varken o vefalı yalnızlığa,
Neden tercih ettin ruhsuz kaçışları, hiç düşünmeden?
Senin buzdan örülü sessizliğinin altında ezildim;
Her gün bin kez ölmenin o ağır dersini aldım.
Ölmek nedir ki sevgili; sadece bir nefeslik mola mı?
Ben bu sükûtun içinde, kendimden bile azaldım.
Hangi yeni maskenin arkasına saklandıysan unutma;
En büyük hesaplaşma, o kaçtığın aynadadır.
Sitemim dağları aşar da senin kibrine çarpıp döner;
En berrak nefesin şimdi o dipsiz kuyudadır.
Son sözümdür bu yıkılış; bende güneş bir daha doğmayacak,
Yüreğimdeki bu onulmaz çöküş, mahşere dek yanacak.
Artık ne ismin dilimde ne izin ruhumun kıyısında;
Ben bu karanlığı sevdim, bende senden hiçbir iz kalmayacak.
Cemre Yaman
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.