5
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
801
Okunma
ziyanı yok!
ben eski bir dost gibi seslenirim sana
sen güneşi sürüklersin
incecik bir mavilik alır gökyüzünü
sis eksilir, bulutlar şöyle bir dağılır da
yaşamayı öğreniriz yeniden
yeniden ve daima,
daima kırılgan şeylerden
bütün gülümsemelerin ardında o şaşkın çocuk
ve en güzel çiçeklerin hep düşlerde açması
"bir anlamı olmalı" değil mi?
değil mi ellerimin korkunç ve katı gerçekliği
değil mi ki doğruluyor vücudunu gün be gün
karanlık gölgeler sökülüyor
ışıkla örülmüş bedeninden ipil, ipil
durma derin bir nefes çek şu eski nefesimden
sonra anlat!
biz böyle, yani ikimiz
apaçık bir inkarı değil miyiz sevmenin? sevilmenin!
sana gelince...
senin denizlerin karanlık sevgilim
ışığın, yıldırım yakamozları
sana gelince...
senin bulutun yağmur olma telaşında
hani gölgesinde konup göçülen
bin mevsim sayar da yurtsuz bir millet
çünkü diller susmada,
gurbet... ille de gurbet
uzak... bir olmazın dilcesi
şu yerden al!
avuçlarına göm gövdemi
alkış, alkış kurşuna dizileyim
dua, dua uçuşayım gökyüzüne
sana gelince
senin bulutun yağmur olma telaşında
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.