4
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
1081
Okunma
sus diyemem ki
ölüm yanı sıra sokaklar, evlerde mermi izi
şu ağlayan kadının memesindeydi küfür eden adamların ağzı
sonra sırtında ikiye ait ne varsa birden
yaşamayı öğrenememe talihsizliği
bana kalırsa senin gözlerinin ağırlığı daha bir arabesk
üzümlerini baldırlarından itibaren şarapsa kana
kansa yağmura havale ediyorlar
burada köpekler bile gizli havlar
kendilerininmiş gibi uçmuyorlar da kuşlar
iyidir diyorum, senin sevdiğin havalar
asfalt, otobüs, cam, çanta, kırık bir ayna, boş ruj, ucu kırık kalem
peygamber hadisini andırır çağ
nasıl masum kalabilecekse artık çocuklar
olabildiği kadar kirli
aşmak değil karbon sınırını
araklayacaklar düşlerini
sesin daha bir güzel
bağırası geliyor bu kuru gürültüye
kirli minibüs koltukları, zil zurna korna
inecek var yeryüzüne
buğday tortusu ellerin
ekmek mi ekmek, kuruyan çınar gölgesi
gözlerin bal aşığı
o sokaklardan sapan insanlar
eksik mi eksik şehir
burnuma gelen koku
ateşten gömlek bu saatler
yalnızlık akrep izinde
muazzam bir kırılma magmaya
mutluluk diye bir şey yoktur yavrum
sesin diyorum, sesin, soluğundan soluğuma
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.