0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1578
Okunma

bu bazen olur kıllarıyla örtülü bir hayvansanız eğer
ekmeğin içindeki o beyaz kadar da gri
itimat ettiğiniz ne varsa küf tutmuştur
rüzgarın yağladığı caddelerde
mevsimlere sahi ne gerek var
her gün tozlu ve puslu bir sokak gibi daralıyoruz
kalabalıklar sonra boşaltıyor gözlerimizi
çiğniyorlar dökümden mimiklerimizi
buna samimiyet diyeli çok kısa bir süre oldu sanırım
taze bitti, yanılgılarımızdan kredi alıp şans vereli hayata
belki de o da bizim için aynı şeyleri düşünüyordur
şüpheyle karnıma bakıyorum
et bağlamış bir engel içinde delik kıllı mıllı
masal olsa bisikletinin zinciri kırılırdı
mendebur haberler gelirdi keşfedilmiş yeni bakir topraklardan
insan nasıl da ekmek ister gördü mü temiz ve dolgun toprağı
esir zanneder hayatın erdemsizliğine
fazlaca kibar davrandığını düşünür bazıları da
incitmek bile ayrı bir kaçıştır, insan vurdumduymaz olamaz mı
ateşi yükselirken
kulaklarını asıp düşünemez mi
bunlar küçük yalanlar olarak kalamaz mı
nehir mesela bir gün tersine akarsa
söylediklerimi sır gibi birbirlerine anlatırlar mı
kalsın
et fiyatına düşünce bile biçilmiyor
yalnızda derilerinden başlayıp soysalar iyidi
önce elbiseleriniz ve kabul edilirse de saçlarınız
oysa üşüyecekler, çocuklar harcacyak emeğinizi
yok olmak için derinlerinize inecekler
hikaye sarrafı adamların burnu kalkık, götü büyük olacak
mesela iki gözlük seçeceğim
bana derlerse altın sarısına batırılmış nafile gibisin
anlayışla karşılıyorum yüzümü deliniz
bu şimdi nükseden bir ışıkla alakalı
renklerden bahsederke nb oğumlanıyor, şeytan bağlı olduğu yer de kah k aha
yeşil şehrin alacalı çarşaflarında beyaz mezarlıklar dikiyorlar
bir başka filmde de hakikat nedir diye soruyor
birisi hiç değilse sorum diyerek beni bağışlayın efendim diye ağlıyor
bir başkasının bağışlanmaktan ziyade akşam içeceği şarapa ihtiyacı var
ipek mendilli kırklı yaşlarda bir adam akşam tanışacağı kadına süsleniyor
kıllarını alıyorlar, odun kokuyor parfüm, biraz tarçın ve çiğdem
eğer hakikaten işe yaradığını bilseydi mahşerden kaçmanın yolunu
böyle aptalca günahlara girişmezdi
üstü üstüne sevişilen on beşinci gece de çarşaf ağır temeyyüzler kokarken
tekrar çıkacağı ana kadar bir sivilce bağışlıyor hakikat saçların arasında
şiir olarak bunu kabul edenler de şerefli birer eşek olabilir
adı kalabilecekse
daima tanımlanabileceği vaaz eden şairler de söyleyecekse
bir başka zamana da kalabilir bu tür ayıp şeyler
bir sevap hakkınız kaldı, işleyiniz!
iyi birilerinin işlerinden şan da çarpılıp taşırmayla kalıyor boynumda
soygunumda başarılı ve kısa saçlı varsayımlara da açıktım
oysa onlar bacaklarının üzerine giydikleri kumaşlarla daraltırken kıçlarını
bir camel toe açıklığına kadar göğsümüz batıyordu ivedi
ya ben hata işliyorsam diye bir harf atıyorum kendimden
tuzlu ve yalnız bir parmak dudaklarında bekliyor girmek için
tüylerimizden kimin hesaba tutulası gelir
yaşlı bir çıbanın ağır yürüyeceği bayır sokaklarda nasıl anlatabilirsin bunu normalliğe
kaybolmadığım için böyle delirdiğimi
sahi yüzüme akan bir sıvıydı gökten
o asit, kentsiz akıyordu, boşalıyordu, kokuyordu
özlenen kadın otuydu kentin ayakları altında ezilen izmarit
nasıl çağrıldığını bilemediğimiz için bir günah daha yakıp
tozlara üfledik
taşacağı ana kadar izlemenin keyfi büyüktü
siz deniz nuru, rüyamda gördüğüm iki mavi anka kuşu
soldakini yatak odasına inerken gördüm
hırçın ve kızgındı
çürümüş dişimin arkasındaki oyuğa saklanabileceğini umdum
koca anka kuşu için açtım göğsümü
dirildi uçları ve yaralarından akan kana şehadet gizli bir at kişnedi
tayları na rasından geçtik
elinden tuttum
taşıdı beni
sanırım rüya daire işlerinin enflasyondan ve de bazı diğer şeylerden haberi yok bu aralar
bir anka kuşuna tav olacağımı sanıp, zenginlik hayalleri kuracağımı umuyorlar
hepsi bir varsayım olsaydı
yatağımın üzerindeki kitabın sayfalarını emmezdim
o kadar çok çiziği var ki çarmıha gerili gerçeklerin duygu bozuntuları da buna dahil
çarpıp geçiyorlar beni
bir harfin eksiliğinden olsa gerek
yaşasaymışım ısınırmışım da
çok çocuksu şeyler bunlar,
sahi bükebiliyor musunuz dudağınızı benim gibi veresiye
eşek gözleriyle yangın söndüren günahlar tebessüm ederse korkmayınız
tesadüf ve geçicidir
bazısı yine yok bu kentte
sevabını özlüyor insan
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.