27
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
2416
Okunma

Önce gitmelisin ki, bu mevsimsiz gün üşüsün.
Bu şehir yıkansın, kaç bulut artığı üzgü kalırsa
sayma, bırak gökyüzü saysın yerine.
…
Öncesiz kapılardı
sonraya açılan zamanlar…
…
I.
dil kesiği söze bilenirken hüzün
düş kuyusunda ipsiz bir kova
acı sular çekerken
içtiklerim,
büyüttü eski beni.
yüzler eskidi duvarların neminde
kaç şiirde unutuldu sevişmeler
teninde sıtmalandı imge denen
sessiz kaldı simgeler.
pencereler çizdim gün yüzü görmeye
perdeler saklı rüzgarlara yenildi
tenzih ettim ismini küfürlerde
karmaşa günahlar yıkadı
öd sularına inat yeşil düştü acı...
II.
leylak boyalı kapılarda kaldı
bavulun boş yeşili
sarmaşık bir düş
melon şapkanın siyahı
sayfası açık kitapta bıraktı aşkı
yokluk kadar uzaktı yarınlar.
hiçbir düşü yıkamadım
kurutmadım da üstümdeki ıslak elbiseyi
iblis senfonisini eklerken güne
dudağım kekre sarısı dil bulaşığı
sövdüm geçtim ömrün en açık yerine
dersem inanma,
sövmeyi öğrenemedim
vedalar ertelenmiyor.
III.
denize maviler seç koy(n)unda
saçlarımı yıka şimdi dalgalarla
güneş saklıysa aralarına
bulması sende…
…
rüyadayım uyandırmayın
alaca kaldı dil
sinede sayıklıyor maviyi…
Bu fotoğrafa verdim şiirin dizelerini…
Fotoğraf Gizem Sönmezer
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.