11
Yorum
21
Beğeni
4,9
Puan
2068
Okunma


Saatler yâri göstermeden
Güneş avucuma henüz doğmadan yani
Vakitsiz çalmışım dünyanın kapısını
Geç kalmışlıklarımı bilirim
Yüzüme vurulmuştur noksanlıklarım
Hep yarım kalmıştır gülücüklerim
Ağız dolusu hiç gülemedim ben
Ta ki o ‘gün’ yanıncaya dek penceremde
Kabzası kırık bir ömrün
İçbükey sancıları oluyor
Patikalardan çıkmak istesen de mutluluklara
Ana yollarında çoğu vakit hüzün bekliyor
Yollar yâre çıkmadan
İrem bahçelerinde yedivereni koklamadan yani
Kan revana boğulmuşum öz ocağımda
Kalaysız kaplara gün doğramışım
Paslı bıçaklardan geçirmişim gecelerimi
Ahlara, eyvahlara satmışım hülyalarımı
Mahsenlere iki çift güzel sözü
Mayalansın diye hapsetmişim
Öyle ki günü geldiğinde bu emanetleri
Yarin avucuna bir bir saymayı dertetmişim
Can tene girmeden
Elest meclisinde’kalu bela’demeden yani
Bilmişim seni
Evvelim olamayacağını ahirimi zehre garkedeceğini
Rabbe söz vermeden bilmişim
‘Biz’i gömüp o mutlu günde
‘Bir’den öyle ayrılmışım hüznü esmer yüzüme vurarak
Ellerim koynumda naçar çalmışım dünyanın kapısını
Anadan üryan gelmişim ben bu gurbete
Nasıl kefenleneceğimi ezberlemişim
Korkularımdan sıyrılmışım
Endişelerimi kurumakta güneş
Düşmeden gurbete yandım bir kez
Sanmam bu yüreği bir daha yakmaz ateş
Sensizliği bilirim sessizliğin çoğaltmaz acılarımı
Kuruyan yutakta ilk yudumun yürümesi gibi
Serinletecektir bizi taptaze bir hayat
İlk darbeyi Habil’den yedim
Muhannete düçar olmadıkça ihanet yıkmaz beni
Hınçla vur,vur tam bağrıma hançeri
Vur ki saçılsın içimdeki kanlı cerahat
Rabbe söz vermeden ‘kalu bela’ demeden yani
Bildim seni
Bilip itaat ettim
Gördüm unuttum içimi kemireni
Ve alındı gözlerimdeki büyü…
Bu fakirin şiirini güne taşıyan kıymetli seçki kuruluna,vakit ayırıp okuyan ve yorumlarda bulunan değerli şair dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.Varolasınız.Eyvallah...
5.0
96% (23)
3.0
4% (1)