0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma

Kırmızı pelerinli atlar burnundan solur
Tazecik gülleri çiğner devler
Piyonlar köpüren ağızlarıyla sürülür mevzilere
Kıyametin pimini çekerken şahlar
Sızar şakaklarında sıcacık kan
Toprak küflü et kokar
Sığamazsın hiçbir yere artık
Yağmur gibi üstümüze yağarken ölümler
Biriktikçe acılar çelikleşir sinirler
Zaman çekilmez dert olur
Barut kokar nefesler
Dağları eritir çelik kanatlar
İnsafı öğütür ecnebi çarklar
Sanma zulüm ebedidir ey talip
Musa doğar elbet kapkara geceye
Şaşar ilk baştan kurgulanan hesaplar
Baş kaldırmalı cümle soysuz niyetlere
Kuşanmalı haysiyeti izzeti ve şerefi
Böyle çalımla yürüyemez artık devran
Tıkanan damarları patlar hiddetle
Temizlenir tepeden tırnağa kirli düzenler
Umudunu tetikte tut
Dağılacak kasaveti ufkumuzun şafak sökecek
Neşeli sabahlarımıza tertemiz bir güneş doğacak
Kavgamız büyüyecek mazlumların omuzlarında
Meydanlar kaynayacak
Bir atacak kalplerimiz kıblemiz doğrulacak
Ve sen sevgili
Tüm bu kıyam içinde gümbür gümbür vuracaksın göğsümde
Kokacaksın her köşesinde ülkemin
Bitmeyecek kök salacak asırlar boyu sevdan
Şahit olsun yedi gök yedi kıta dört iklim
Bu ruhuma verdiğim en büyük yemin...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.