2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1060
Okunma
sana doğru attığım o sonsuz adımlardan
gölgesi denize yakışan adamlardan
yanarak kül olup dağılan kadınlardan
dağlardan, çocuklardan...
evlerden ,sokaklardan...
beni sustur,
susuşum dile gelsin
bir sessizlikten bir sessizliğe hayal et
diyelim öyle oldu, kör oldum, evet!
yüz kere evet, bin kere evet
günlerden, gecelerden
gidip dönen şeylerden
biçimsiz bir acıydım da eskiden
ben sustum, dönen şeyler sustu
ben sustum, bir heykel beni etten ve kemikten yonttu
şimdi kimi duysam ikindi,
kimi duysam vakitsiz bir akşam öncesi
ah ki güneş... bir yaklaşıp bir uzaklaşırken
bırak güneşi batsın
düş yakasından aydınlık şeylerin!
sen yeter ki gitmeye niyetlen
şarkılar yine çalınır uzun yol radyolarında
yüzümüzde şehirler arası bir ifade
avucumuzda plastik çay bardakları
gel bir düzlüğü bölelim böylece ikiye
uçsuz bir konya düzlüğünü
sapsarı bir ankara düzlüğünü
otobüs, otobüs... tren, tren... yırtılan sessizlik
aramıza giren o sonsuz düzlük
ama önce beni sustur,
konuşamam ayrılıkları
yalnızlıktan bir örnek dikildim
evet, evet... diyelim ki öyleydim...
şekilsiz bir acıydım ben eskiden
eski bir gömlek, beyaz bezlerdeki ses benzeşmesi
koyu kumaşlardaki ses benzeşmesi
o sesi sustur leyla!
beni sustur...
sonra uyandır,
üzerimi ört sessizce
bir şehirden al, bir diğerine rehin bırak
biraz mutluluk, biraz hüzün,
anladın sen,
az olan şeylerden işte
iç içe geçmesi bütün yolculukların
bir dilencinin açtığı mendilde
yırtık ayakkabılı adamlar festivalinde
bu şehrin terkedilişini beğendim
önceki tam olmamıştı,
sokak kedileri yoktu, bir sayfayı geçmiyordu hem susmak
ne çok şehir gördüm, ne çok kavga kaybettim...
lanet olsun mesafelere... bire, ikiye, üçe
git gide büyüyen şeylere
ha gayret leyla! hayal gücüne bereket
çok uzun yalnızlıklar var daha yürünmesi gereken
ne ki yatağım soğumasın,
kuşlar aç uyanmasın yaz duvarlarından
gölgesi bir uzayıp, bir kısalan
bir yandan örülüp, bir yandan yıkılan
pencereme kurmuş ekmeklerden öfele
kuşları konuş, kuşları uç, kuşları...
kanatlı renklerin ısınsın
kadife çiçeklerine bir gülücük olsun ayır mutluluğundan
çevir kulağından ilkbahar radyosunu, seslere bir omuz ver...
ama beni unut, beni sus!
beni sil bütün yazdıklarından
beni bırak! ikilik kalksın aradan
beni bul... kendinde kaybettiğin bir anı gibi
en başta beni, sürekli beni...
uzaklara gönder, yasım tut, büyüt mesafeleri
işte o beni, durmadan beni...ve beni nihayet...
beni hep eve dönerken hayal et
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.