2
Yorum
25
Beğeni
4,8
Puan
1531
Okunma

gece koylarımıza indiği zaman
içimi şu suskular acıtıyor Talia
az çoktan daha acıdı dudaklarımızda
ne suskunluğumuz
ne yalnızlığımıza yaktığımız ağıtlarımız hatırladı bizi
geceler hep uzadı, gündüzler bende kısaldı
deniz hep kudurdu içimizden geçen rüzgârın uğultusunda
ay güneşin peşini bırakmıyorken
kimi kime şikâyet edeyim diyorum
avuçlarımda kırılan dualara
bir parmak bal çalıp dudaklarımızdan
bu gecede uzan sol yanıma
hatırlasana
titrek bir mum ışığında kızılca kıyametimizi yaktık ya
dışa vurgun deliliğimiz
bir damlanın ucunda sallanırken bedenimiz
avuçlarda bırakılan sıcak titremelerimiz
yemin ediyorum Talia
haşa bu sana son varışım
söz sukutsa çığlığımız yırtık bir dil uzantısı
gazabımızda üç harfli ölümler
yalanlarımız doğruların göbek bağından kesildi
hikayeler söylersin benden, senden intizarsız
kısa çöpü çeken anneme emanet ettikleri zaman beni
yüreğim sende kalsın diye mi büyüttü beni
beşiğimi sallarken ninni diye adını mı söyledi
çıkarma günahları kör kuyusundan
Şam’ın şekerinden arabın yüzü gecenin üstümüze dikilen gözü
dün gecenin soğukluğunda dondurduk ya cehennemin ateşini
çok şükür yardana bugün şikâyetsizim
bir dudak büktün
aklımın çukurunu deştin
sus dediler Talia susturdular
ömür bir mum ışığı derdin ya Talia
aç ellerini Tanrıya uzun uzun üfle bana
5.0
95% (18)
2.0
5% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.