7
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1298
Okunma

Söndürdüm ışıkları, karanlığın koynundayım
Sessizlik bir bulut gibi çökmüş odama
Gözlerim yarı uykulu, zihnim bulanık
Kimsesizliğimin farkındayım, ağlamaklıyım
Bir tıkırtı tırmalıyor kulaklarımı
Kapı sesi mi duydum ne
Yoksa bana mı öyle geldi
Yoksa… Yoksa sen mi geldin Begonyam
Acaba tozpembe bir rüyada mıyım?
Öyle ağır ki bedenim, kalkamıyorum
O kapıyı açmam gerek, biliyorum
Ya rüya değilse yaşadıklarım
Ya sahiden o kapının ardındaysan
Ya dışarıda yağmur varsa
Ve... Ya sen o yağmurda ıslandıysan
Yok Begonyam, bu riski göze alamam
Toparladım gücümü, gözlerimi açıyorum
Sabret hassas çiçeğim hemen geliyorum…
Ah Tanrım neler oluyor bana böyle
Artık dalmak istiyorum gecenin derinliklerine
Boşaltıp zihnimin her bir hücresini
Kendimi uykunun kollarına atmak istiyorum,
Neden hariçten sesler duyuyorum
Neden kendimi toparlayamıyorum
Bu ayrılığı neden unutamıyorum
Tanrım yoksa ben deli mi oluyorum?
Her gece aynı şeyleri yaşıyorum
Nefesim kesiliyor bazen, tıkanıyorum
Susadım, çöl ortasında kalmış gibiyim
Ciğerlerim dökülüyor, kan kusuyorum
Her sabah ölü gibi çıkıyorum yataktan
Evin her köşesinde seni arıyorum
Divane gibi dolaşıyorum ortalıkta
Çık gel Begonyam, seni çok özlüyorum…
Aniden dikil karşımda, bir sürpriz yap bana
Renk kat monoton geçen hayatıma,
Ben unuttum çoktan aramızda geçenleri
Senin gibi, ben de çok pişman oldum
Bize göre değilmiş ayrılık
Hasretlik harcımız değilmiş bizim
Bunu şimdi daha iyi anlıyorum
Yokluğun acımasızca yakıyor içimi
Çık gel Begonyam, dirhem dirhem ölüyorum…
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.