3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1005
Okunma
Parmaklarım sarhoş
Ve de parmaklıklarım
Ama en kötüsü,
Dudaklarım sarhoş
Sığamadığım gövdeleri çağırıyorum
Hiç bilmediğim insan yüzlerini
Neye yarar
Bir otobüs durağı gerekli bana
Soğuk metaline sırtımı dayayacağım
Islak yalanlar söyleyeceğim tenha duvarlarına
Hangi vakit
Hangi vakit ile vuslata erer ise,
Özümün çığlığını
Onunla dindireceğim
İçimin mecburi istikameti
İstikbalimin kara gölgesi
Umutsuzca
Tırnaklarımı saçlarına geçireceğim
Boşuna şiirden kubbelerin
Şehirler terketmelerin boşuna
Ben kan gibi ömrümce
Adını tüküreceğim
Çekme avuçlarını avuçlarımdan
Dizlerinden kuvvetini çekme geriye
Kusursuz olsun unutmaların
Yok saydıklarını aklına bile getirme
Yürü işlek caddelerin dipsiz karanlıklarına
Çiğne gitsin çocuksu düşlerimi
Ne yaparsan yap
Benliğime sokulma
Zaten benliğindir hamuru,
Zarif ve kırılgandır
Yalan dökme ceplerinden
İnandır beni
Denizin mavi rengine
Devirme yokluğunu
Varlığının tam ortasına
Sakın ha...
5.0
100% (4)