1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1368
Okunma

rüzgar savruk yellerini vuruyor meydanlara
düşüyor bir sessiz çığlık kurak dudaklara
sanki fırtınada bir yelkenli düşüyor da
boğuk, kimsesiz ve hıçkırıklarla dolu
puslu bir yüz ifademiz geriye kalıyordu.
hani desem bir koşu gelip
elimi tutsanız, beni çekseniz
yaşamın umut dallarından tutunsam
ve yüzümdeki karamsarlığı silseniz
biri yine de sol yanımdan vuracaktı
damarıma basıp ezip geçecekti beni
ben düşmesem,düşen biri yine bulunacaktı.
ve her gün düşen bir dal bulunuyordu muhakkak
ve hiç fark etmiyordu sen, ben, bir başkası.
ki ateş sadece bizi mi yakacaktı
yanımızdaki için yanmayacak mıydık
sulanmayacak mıydı gözlerimiz
tıpkı bulutlardan düşen yağmurlar gibi,
ve merhamet duygularımız
dalgalar gibi kabarmayacak mıydı?
insanız işte olancası bu
elbette kabaracak duygularımız
ve elbette ateş düşecek içimize
sıkışacak kalbimiz,
vurulacak bir yanımız
ki her gün apansız vuruluyoruz.
ki her gün apansız vuruluyorduk.
diyarbakır/2014
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.