13
Yorum
25
Beğeni
0,0
Puan
2391
Okunma

bu gece içimde umarsız bir telaş
adımı bile değiştirip başka bir adla yaşamak istiyorum
şimdi sevecen gözlerini ve utangaç suretini alıp gelse sevgili
ahh yüzü akıp gitse kaybolsa parmaklerımın ucundan
şemsiyesiz kalmış gibiyim şimdi sağanak altı bir caddede
gözlerimle geceyi içiyorum
ondandır bakışlarımdaki bu kara gölge
ve ben sanki olmayan bir gelecekte seviyorum gideni
yüzümde şizofren maskeler dolanıyor çeşitli renk ve biçimde
onsuz da yaşayabileceğimin idrakındayım
yani yarım
yani dağınık bir odanın orta yerine düşen bir izmarit gibi amaçsız
eylül kokan bir güz yaşatma bana sevgili
demek istediğimdi
başımı boynunun sıcağına gömüp
dünümü silmek istediğimdi..
oysa
ayaklarının altına ezilen bir kuru yaprak kadar hükmüm yoktu kapısında
biliyorum...
kıpırtısızım...
gidişinin ardındaki sahipsiz gölgeyim
şimdilerde içi boşaltılmış bir hayvan gibi tüm gecelerim
oysa bana çocukluğumun aydınlık sabahlarını bahşetmişti gelişi
gidişi içimdeki çocuğun terkedişiydi beni
öylesine işte..
uçurumsal düşlerimde her gece
tanısı konulmamış hastalığımdı
başlangıcım
ve sonumdu...
gülüşlerimi çıkardım yüzümün taa arka odalarından
kuyu diplerinde öğrendim vazgeçmemeleri
serzenişim kendimeydi sadece
geçmişim unutuldu bir yüzü denize bakan bir kentin kıyılarında
sanki dünyanın bir ucunda bir başımayım
kentli diliyle konuşup herkesle
bozuk dille susuyorum yokluğuna
güneş yeniden yeniden ve yeniden batıyor
doğunun varlığını bile unuttum
çıkardım yönümden
kanatlarım kağıttan
nefesim mavi
yol kenarlarında ölmeyi ezberleyen ağaçlar gibiyim
gece dipsizleşiyor yine
düşlerim düşüyor lacivert eteklerine
sarıp sarmalıyor davetkar siyah kollarıyla olmayan yanımı
yok tarafımı
bir şir içiriyorum dumanı üstünde
geceyi kutsuyorum...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.