6
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1225
Okunma

bazen
yarıda kalmış bir hayatın
ardından bakıyoruz öylece
giden
olduğu gibi bırakıp her şeyi yerli yerinde
bardakta çayını
tarakta bir tutam saçını
ve terliklerini kapıda
bir daha hiç geri dönmeyeceğini bilmeden
lanettain bir tavırla
çıkıyor yola
bazen küs
bazen kırgın
kim bilir belki dargın
hiç bir bayramın barıştıramayacağı
ve hiç bir şekerin tatlandıramayacağı
acı bir ayrılık
söylenmemiş bir yığın söz
biriktirilmiş gelecek hesaplarıyla
baş başa bırakıyor geride kalanları
durum
kap kara bir kuyu
durum cehennemin dibi
hani
bilinen gibi değil
yüreğe siyah yağmurlar yağıyor sonra
zemin çamur
diz kapaklara kadar bulanmış hüzün
ve içinden çıkılmaz bir öfke
bir birine karışmış milyonlarca sesin içinde
sağır oluyor kulakların
durup düşünüyorsun istemsizce
bir kaç saat önce diyorsun
sadece lanet zamanın az öncesi işte
bambaşka yalancı bir kederle karartırken umutlarını
şimdi
sahici bir karanlığın içinde
kör olmanın dayanılmaz kayıplığı
her şey bir rüya olmalı
her şey birazdan bitecek umudu
afili bir yalan söyleme gayreti kendine
ve
küçük bir kutunun içinde
beyazlara sarılmış
solgun teniyle
yüzleştiğin gerçek
oysa
sen hiç sevmezdin beyazları
olmadı bu gidiş
hiç olmadı!!
5.0
100% (14)