7
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
4090
Okunma

’’faili meçhul bir ayrılıktan geliyorum
diz kapaklarından aşağısı felç olmuş kelimelerle
kapısına dayanıyorum kendimin’’
boylu boyunca bir efkara maruz kalıyor şehir
dilimde kırık bir şarkı
ellerim
ayaz bir aralıktan kalma
buz kesiği
tuzlu bir kentin sabahına denk düşen saatlerde
ben
firari bir telaş oluyorum göz kapaklarında
sen bilmiyorsun..
değme yollara taş çıkarıyor yokluğun
yoksunluğum caba
şimdi
aynı şiire bile düşmüyor aklımızın akşamı
ayrı bir keder oluyoruz
ayrı şehirlerin otobüs duraklarında
’’dilimde yuvarlanan her küfrün
yabancı bir bedenin göğsüne dayadığında başını
koynuna girdiğinden haberin yok senin’’
yağmur yağmıyor şehrin omuzlarına
salkım saçak bir ıslığın saçlarından tutup
peşine düşmüyorum lacivert şiirlerin
sen gibi bakmıyor karşı yakaya sığınan ay
sen gibi gülmüyor
demem o ki
sen gibi kokmuyor artık ağustos..
5.0
100% (19)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.