17
Yorum
17
Beğeni
0,0
Puan
1880
Okunma

bir parça buğulu mavi sakladığım içimde
bakışlarından artakalan hüznün mavisi
sıksam gözlerimi yağacağım nerdeyse
çatlak dudakların nemiyle doyacak gülün
yıldızlar kayarken gecelerinde ay soluyacak
bir orman kuytularına ışıklar saklayacak
avcı tüfeğini alıp kaçacak,ardına bakmadan
dağılacak sis alnından yaprakların
güneş görecek yüzleri
tumturaklı günlerin
bir yaz, arkamda sana an diye bıraktığım
sofranda bir nebze meze, içki ve sevdam
baharda bekleyeceğin umutlu havalar
korkak tavşan ürkerek kaçmayacak söz
seni uğurlayıp, arkandan su dökmeyecek
bir zaman oyalanacağız böyle
kaçıncı katlarda katlanp kalacağız kimbilir
esamesi okunmayacak ismimizin
çatlayacak nar pembem
beni en iyi can sıkıntım tanır
kaza kaza kömürleşen yıldız yolları
bir gün gelecek karşılaşacağız
göstereceğiz elimizde kalan son kırıntı maviyi
biz sığmayacağız bile içine
başkaları olacak masmavi düşleriyle
griyi uzatacaklar yine bize
canlı mavi yerine..toz toprak içinde
hem dumanların savurduğu bir şeyiz
hem de oturakalmışız bir nehir kıyısında
uzat sen ellerini geçirelim sürüyü
başına iş açmasın yarım bırakmak sevdayı
uzun uzun yazılmışken sayfalar
tanır mıyız birbirimizi bilmiyorum
bir mavi göz kırpar mı uzaktan
yollar zifte bulanmış, kara’nlık azıtmışken
kaldırımlar sensiz yalnızken böyle
fokurdaması geçmişse buğulu mavilerin
21. 8. 2013 / Nazik Gülünay