1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1600
Okunma

kayıp kentlerin
viran sokaklarında geçiyordu çocukluk
üşümek neydi
en iyi
biz biliyorduk
dokunmaya çalıştığımız her elin buz kesişinden
ve titreyen güneşin korkak gölgesinden alıyorduk
yokluğun tadını en çok
çokluk
kendini kaybediyordu gözlerimize bakınca
yalnızlık diyorsunuz ya adına
o
bizim adımızın ardına düşüyordu teklifsiz
ısrarsız
delik deşik düşler kuruyorduk
yüzü bulanık bir siyaha çalıyordu kimsesizliğin
kıyısı olmayan
mavinin intihar ettiği denizlerde yıkıyorduk
benliğimizi
yıkılıyorduk adım başı
kimse bilmeden
kimse görmeden ağlıyorduk
yağmur yağarken
en çok
sevmeyi biliyorduk biz
yüzümüze gözümüze bulaştırarak
yüzde yüz
yüzde bilmem kaç yüz
yüzsüz tarafına denk geliyorduk
vefanın
kayıp kentlerin
kızıl saçlı
lacivert gözlü çocuklarıydık biz
eli yüzü ihanet kokan
imlası bozuk cümlesi eksik
karanlık gecelerin
yarım yamalak çocukları
bu yüzden güneş bile
en son bizim üstümüze doğardı!!
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.