3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
909
Okunma
kıyametim
iki dudak arası mahşerin
zebanilerle başlayan gece
bir ateşle sönüyor
her gece ardınca açıyor kapılarını
gittiğinden beri
kenarından geçerken
yanık masalların kokusunun
arşı aydınlattık
biz kördük
biz bir leyl sancısıydık aşk dilinde
iki yabancının başıboş çarpışmaları
kendi yürekleriyle
ins varlığımızla beceremedik sevmeyi
en gülünç yerinde ağlayandık sevdanın
en sevilesi çağında bir gökyüzünün
küs çocukları
bir kelimenin en can alıcı yerinde
ölen küçük bir ışıktı aşk
devrimiz geceye dönerken
gittin ve gülmedi bir daha
sağır kulaklarıma
yalnızlığın ekmeğime azık
gülüşlerimin çirkin yanında
gönül eskisi olarak kaldı aşk
kıyam kokuları süründük
bir ateşin etrafında benliğimiz
ölebildiğince aşk olmayı öğrenirken
olabildiğince yalnız düşümün adı olacaksın
tam da seni silerken cam buğusundan
gözlerim ilişecek kuzeye
zühreye
onu da ağlarken göreceğim
onu da bakarken aya
hayranlıkla
utangaç gölgelerin geçtiğini göreceğim odamdan
yine sızlayacak yüreğim
yine aşk senden bakmayacak
5.0
100% (8)