0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
894
Okunma

Akbaba kılığına girmiş bir düş dönüyordu
Bedeni çürümüş ruhumun etrafında
Gecenin en karanlık ve yüksek yerinden
Yokluğuna bir isim bulmaya çalışırken
Bir sürü kelime düşüp, ölmüştü çoktan.
Sinemden yanık bir sevda kokusu yükseliyordu
Burnumun direklerini sızlatan bir acıyla.
Fotoğraflarda saklambaç oynarken anılar
Çıplak ayakları ile koşan arsız bir hatıra
Döver gibi sobeliyordu sanki yüreğimi.
Sen umarsızca bırakıp gittikten sonra
Arkandan sürekli ağlayıp duran,
Kaç yetim kelimenin başını okşadım ben,
Bilemezsin.
Yüreğime düşüp kanayan cemrelerin
Kaç tanesinin ellerinden tutup kaldırdım
Bilemezsin...