13
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
1145
Okunma
/biz/im olmayan dünyayı
sahiplenmeye durduk
ensemizde duran ölümü unuttuk/
ne yana dönse aynı dilimdekiler
kalem/ kurşun /im/den taşan yalnızca kan/lı hüzün damlıyor
hangi kara söz yakışır beyaz sayfaya söyleyin
göz dayanmıyor artık allara sarılmış sandukalara
/barut kokusuna aldırmayanlar
kardeş kavgasında para akıtırken silahlara olukla
hayatın arka sokağına terkedilen
ve açlıktan
kemikleri dışarıda
ölüme mahkûm çocuğu av gibi gören akbaba
nöbette beklerken
sindiriyor vicdanları bu resmi/
kan kusuyor dünya
bitmiyor hâlâ kurnazlık oyunları
bebelerin süt kokan ağızlarında yoksunluk ağıtları
çoğalıyor seferberlik
dağılıyor cephedekilerin her biri bir tarafa
giderek azalıyor gözlerindeki gün ışığı
arkası yarınlarda bekledikleri
kara balçığın hayaleti sarıyor boğazlarını
kan tutuyor yazgı umusunu
karanlığın kaosundan
içlerinde durmayan bir kış sıtması
dünyanın sabrını sınayanlar
azrailin bir gölge gibi peşlerinde
olduğuna bakmadan
kalıplaşmış/ acıtan sözlerini fırlatıyorlar
taş yüreklerinden
ve onlar maskeli yüzleriyle
oynarken oyunlarını
ve sonsuz sanıyorlarken saltanatlarını
bulunmayan elmas parçası sanıp kendilerini
bir kez olsun bakmıyorlar göğün utkuna
oysa evrende herkes yalnızca bir n o k t a !
Tanrım bütün bunlar bir düş olsa
arınsak/ bütün günahlarımızdan arınsak
kirletmeden gökyüzümüzü
bilsek ölümü yenemeyeceğimizi
ve acımak duygusu doldursa yüreklerimizi
yeni baştan güzelleşse dünya
korkudan adak ağacına çaputlar bağlamasa analar
içimizde tükenmese takatlar
her yer /mavi yeşil beyaz sarı turuncu/dan gökkuşağı
bir ceylanın aldanışındaki suda
kırmızıyı görmesek
ve uyandığımızda
kan ve kir kokmasa dünya
Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.