19
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
3151
Okunma

Kırgın uykularım batarken tenime
kırpık gülüşlü bir adam
şiirlerimi düşürür peşine
katil gidişler buladı şiirlerimin diline
çifte kumrulu bir göç mevsimiydi
el izindeki çizgiler kadar uzağındayım ya
kumlara resmini çizdim özgürce
bazen eğri belli bir bulut
bazen dalgalar saldım üzerine
cem yaptım cümlelerimle
sarı sıcak hüzünler kesiti gözlerimi
şah damarıma doldu eylül kokusu
sarpa sarıyor döşek kaçkını düşlerim
boynu vuruluyor kalemime ağır cümlelerim
kadın yakamozla oynaştığından beri
ucubeler ağırladım bazen de masamda
düş hırsızı ucubeler yüzlerine karalar sürerler ya
Yağmur toprağın koynuna sokulma telaşındaydı
şair şiir yazma havasında
hüzün yüklü bulutlar saklıyordu
fincandan kaçan kızı
gökkuşağının kalbini deşeliyordu
gitmek için çıkan yolcu düşünceli
rüzgar dilli sahabe bilir misin sen
rüzgar kaç dil bilir
bazen hüzünle beslenir
bazen mutluluğun içinde gezgindir
sen sakin denizimdeki kabaran dalga
ruju kesiği düşlerimdeki sürme bakışlı kız
faş edersin sularını yüzüme
canıma tıklıyorsun iki tık ben geldim diyorsun
Kıvrılıyorsun nargile kokusu gibi beynimin kıvrımlarına
duman oluyorsun biraz çileli birazda belalı
çöküyorsun kıvrım kıvrım odamın duvarlarına
önce gözlerin kayboluyor saçların çekiliyor ellerimden
sesin geliyor ürkekçe geriden
telefonun uçunda bir hüzün şarkısı fonda
vals ederken benimle
her yere sis mi çöktü ne
yoksa hoşcakalmı diyor son cümle
bir tuşa dokunuyorsun beni bitiriyorsun
pis kokulu düşlerin çukurunda debelendiriyorsun
paydos etti
burjuva gülüşlü sefil sevgili
kulaklarım tıkandı ezan seslerine
ben ölümü koşarken kendime şirk
katilim diye seni seçtim
bir kurşun sesiyle kefenimi biçtin
5.0
100% (16)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.