0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1758
Okunma

Hayatın baskısı hafifleyecekti göğsümde,
Aç olanla aç,ölenle birlikte ölseydim;
Gecenin gözlerimdeki siyahı azalacaktı
Kendi ülkemde bir yabancı olmasaydım
Ben kendimden çok uzaklarda
Hatta gözyaşlarımdan bile uzakta yaşarken,
Uzaktaki bir sürgün aç insanlar için ne yapabilir ki?
Heyhat!şairin yas tutması dövünmesi,
Ne fayda sağlar ki!...
Ben ülkemin toprağında bir buğday başağı olsaydım,
Ölümün elini, tanelerimle bir çocuğun ruhundan uzaklaştırırdım,
Ülkemin bahçesinde olgun bir meyve olsaydım,
Aç bir kadının çiğnediği yiyeceklere tat katardım,
Yurdumun güzel göğünde bir kuş olsaydım,
Bir adamın bedeni üzerindeki mezar gölgesini silerdim...
Heyhat!....ne tarlalarda bir buğday başağı,
Ne de bahçelerde dolgun bir meyve,
Dili bağlanmış,elleri zincire vurulmuş,
Gözleri yaşlarla dolmuş,
Ortasında zamanın alevlenmiş bir Ben!...
yıl:20.12.1999
saat:21.15-21.45
Elazığ-Merkez
EROL KEKEÇ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.