2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
4254
Okunma
Ben bir paryayım ölüme köle
Gidebilecek kaç sığınak belirlediysem
Hepsi yerle yeksan olup
Antik bir şehir gibi
Yığıldılar yerin içine
Bilmiyorum nerdeler?
Şimdi söyleyin mülteciler
Kaçtığınız yerler kimin içindi
Ve sahibinden başka kimlere meyleder…
Sadece ölüme tahammülüm var
Koşup peşinden gidemediğim
Kırık ayaklarım yüzünden
Takamadılar prangaları ayak bileklerime
Fikrimi sakladılar ve bekle dediler
Şimdi söylesin sinek kuşları
Gagalarıyla ulaşabildikleri en güzel çiçeklerin
Fikirlerini ben gibi alıp nereye gittiler
Ne eksik bir sabıka ne eksik esirlik, ömür içinde…
Sadece rüzgâra tahammülüm var
Bana unuttuğum ve güzel olan her şeyi hatırlatıyor.
Gözlerini ve ellerini
Karanlığa bakarkenki o en siyah hallerini
Usumda yankılanıyor akıl edemediğim her şey
Ve önüme ölüm yağıyor rüzgâr içinde.
Bu ne büyük bir felaket
Bu ne büyük bir tayfun
Ve bu ne büyük zefure
Kulaklarım yırtılıyor
Surlar çığlık çığlığa
Ölümler acı içinde…
5.0
100% (9)