22
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
2173
Okunma

ruhum bir gemi olamayacak kadar yelkensiz
ve Nuh
bu seferde ölmüş olmalı !
hayır,
unutuyorum
Nuh bin yıldan elli yıl eksik bir süre yaşadı
II
asırlara yaslanırken kaç asırlık ömrüm olduğunu bilmiyorum aslında
bir yanım Irak’ta
bir yanım Cudi Dağı’na oturan geminin yelkenlerinin sırrını araştırmakta
yani
her iki yanımda
yok galiba
III
bu nasıl bir sancı
kemiklerim birbine geçiyor
unuttuklarım uyuttuklarımdan beter
gece oluyor
güneş küsmüş de değil hani
deniz görünmüyor ve
O’nun fırtınasına eş bir rüzgar semayı kolluyor
bu dizeler için söz verdiğim adam
şehirlerden geçerken
kanatlarından habersiz
sürünüyor
ve ben ayaklarıma takılan prangalardan kaçak
yeni bir esaret arıyorum kendime
ruhum bir yelkenli olamayacak kadar kıyıda ...
Ağrı Dağı’na ne olmuştu
ne diyordu o yazar
zirvesine düşen sis mi aklını oyalamakta
hiçbiri değil
belirsiz bir sıfat gibi tamlamalar kurarken
cümlenin düşüklüğünü anlayamacak kadar gizli bir özneyim aslında
sorular sor ve bul beni
seni kandırdığım zamirler birilerine ait olur
ve
yıkar bizi
IV
ki
yıkıldık
batık bir yelkenliyiz şimdi
beyazımızı maviye terkedeli çok olmadı ama
gece olunca kararıyor
ve gözlerim sancıyor zamanla
tuzdan...
deme bana
açık yara değildi açık deniz için an
ruhani bir yaşamak belki
belki de
birilerini beklerken ölmek
ya da balıklara biat eden bir mucize
gömülmek
...
ruhum yüzemeyecek kadar ölü
yüzgeçler yaratılmalı
ve Nuh bu şiirin içinden geçmiş olmalı
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.