5
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
2235
Okunma

Uyku çöplüğüne attığımız hurda saatleri
ve kumsaldaki aylak ayak izlerini
ve küs bakışları
ve süslü kalpleri…
Ve göğsümüzdeki vitrine dizdiğimiz cansız kelimeleri unutarak
yasını bozarak kederli dünün
palet gibi almalıyız elimize sabah güneşini
her yeni gün boş bir tuvaldir
güzelce çizmeliyiz saadetli saatlerin manzarasını.
Her gidiş ölüş
her dönüş diriliş değildir sonu olmayan yollarda,
çan gibi olmalı insan dediğin
acının sesi çınlarken çığlık çığlığa
kahkahalar savurmaktır asıl hüner,
ateşin üşüttüğü kalpleri
elbet buzlar da yakar.
Elbet açar mevsimi gelince keder çiçekleri
onları da sevmek gerek solanın yerine yenisini dikerek,
nerde görülmüş ki
kafeste gül
kefende ölü beslemek!
Fesleğen gibi sessiz
gardenya kadar sabırlı olmalıyız bekleme bahçesinde,
ya yağmurla gelir gelenimiz
ya da koparılırız başka birinin aşkı için,
yani can verirken de işe yararız biz!
ö.n
5.0
100% (9)