8
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
2114
Okunma

Şu bulutlar nereye gider
ya rüzgâr!
Peki
dağlara düşen kar azar azar erirken kim ağlar ardından,
kim gözyaşı döker vurulan ceylanın kanını yalarken avcısı
ve kim düşünür farenin akibetini aç bir kedi kovalarken!
Belinden baltayla vurularak ölen ağacın acısını kim anlar
kim duyar tırpanın ağzındaki yoncanın çığlığını!
Siz hiç kuş oldunuz mu
soğuk havada sıcak bir evin penceresine kondunuz mu;
ya da gagasıyla yuvasına aş taşıyan dişi keklik
veya bir metelik için can veren insan!
Lütfen karınca olduğunuzu düşünün bir an
ağustos böceği saz çalarken
ayak altında ezildiğinizi sanın,
isterseniz yılan da olabilrsiniz
ve iğrenç bir çıyan!
Elbet gül için öten bülbül olduğunuzu da düşleyebilirsiniz kafeste
ya da sizin için ağlayan bülbülün gülü
diri de düşünebirsiniz kendinizi
mezarda ölü de!
Yıldız olmayı dilerseniz dünya bir şey diyemez,
deniz olsanız
dalga dalga vursanız sahile
denizde balık olsanız
kime ne!
Yanabilirsiniz de;
ama savrulmuşsa külünüz fırtınalarda
bir zamanlar ateş olduğunuzu kimse bilemez!
ö.n
5.0
100% (9)