3
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1829
Okunma
Şehrayinli bir gecede sevdim yaşamayı
yüreğim bir garip göçmen kuşuydu o zamanlar
ne gitmeleri severdi; ne de giderken böylesine söz edenleri
sevmekti ayrıca bunların hepsi,
toprak kokusunda aynı denize bakıp, ısınmak gibiydi.
Silinirdi lain sessizlik aşkların rahmet bulutlarında
efsaneler kadar muhaldi gözleri gecenin
her istasyonda vuslat ıslığına denk düşerdi hasretlerim
ayrılığa bir çizik atardı siyahlar,
kısık sesleriyle gök çağırırdı sevgilerin şehrengizini.
Tüyleri ağartan feryatları severdim yağmurlu günlerde
işlendikçe çaresiz kalırdı mecnunsuz leylalar
leyli hüzünleri kabartan ehrimanlar gölgeme dokununca
gülleri inletirdi meczup sonbaharlar,
seyrinde dil harap olup, remzine çiğ düşüverirdi.
Zaman nişanında alüfte nefesli garreye mimlenirdi
lacerem babilini saklardı afakta ki aşklar
gayne sulh eylemeye mumunu yakınca dört kitabım
sırrında susardı lain ahirim
çeşmimden akıp gülüme, kırılmazdı hiç peymanesi.
İhtilal akşamlarından ölgün şafaklar kanattığım envarında
firkat vaktine ah eylerdi muhibbi kuşlar
uzun uzun esmasında kelam işitirken sultanlar
ervahı seyre dalardı gözlerim
hatmine makber salıp cihana, yakardı mahfillerin şemmini.
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.