5
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1051
Okunma
kimi zaman bekletirim akşamları
gözlerin dokunurken yıldızlara
içime sığmaz bir dert olur sensizlik
lambalar giyinirken beyaz gelinliğini
albatroslar dokunuverir titreyişlerime
bileti yırtık bir gün düşer yokluğundan
yazılmış tüm kitaplar küfreder ikimize
hasretlik bir kedi miyavlamasına dönüşür
saçların kadar alıngan eskimiş vuslatlar
hep karanlığa sövücü bir güzelliktir hayalin
kavimler göçüne maruz bir beyitin
en son noktası kadar acıdır yorgun gözlerin
kırmızı bir isyan başlatır gözbebeklerin/m
ellerimde toplanırken eskimiş çarşaflar
yıkayıp getirirsin mangolar diyarından
mis bir ahenktir boğuk savaşlarında gözler
eskiciler dahi bunu bilir öyle seni gözler
atılgan yitik mektupların duası olur gülüşlerin
hiçbir oluş saklamaz varlığını bu kadar
gözlerimde her gün şiirlerce isyan doğar
anlatamaz hiçbirini, anlamaz hiç kimse
ne kadar didinip uğraşsamda da, sen bile
kimi zaman da yaşarım akşamları
gevşer teninde asil soyuşların kalıntıları
hiçbirliğine emanet kalır hiç olmamış gülüşler
kilisede bir çan düşüverir mermer sütuna
kırılıverir İsa’nın kalbi aldatılmış kavmi ortasında
kelebeklerin ölümle dansında her hece
ölümlere yakışan bir imtiyaz kadar belirgin
müphem söylenemeyişlerin acısı kalır ayinden
hep nakaratları severim harabelerin diliyle
sevmek çekilirken aşkın damarlarından inledikçe
sensizliğin orta yolu bulunmaz bir şiir kalır
ellerimin ellerime değmediği yedi gün yedi gece
...
5.0
100% (7)