6
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
1219
Okunma
Artemis, bu mısralar sana...
Kendine bile itirazların var aşktan yana
ruhun örselenirken cennet rüyalarında
aldanışların var
senin dahi bilmediğin
arsız vakitlerin parmak uçlarında
kederin beyaza borçlu sevişlerinde
fuşya irkilmeleri sarar bedenini
sokağında bir ayin
her köşe başında mızıka sesleri
gelişimin muştusu şu yağan yağmur
kekeme bir adım atarken yurduna
siyah ağrılar gözlerime doluşur
karartılara gebe ütopyanda
özlediğin çiçek olur yüreğim
ama özlemediğini bilirim her defasında
itiraz edersin yanıtsızlığın ağlarında
affetmez hiçbir sanrı
savruk kalır tariflerin
aşk gocunur ardın sıra
gitme zamanlarını andıran hüzünle
tutunurken ismin göz kapaklarıma
bulutların isyanı olur kıyılarım
imgeler diz çöker uçurumun kenarında
hatırasız bir uğultu kovuğunda
yaralar zaman
isyan başlar
an be an
iliklerimizde çürürken hülyalar
aşka küs kalır mabedinde her bahar
hüzün uykusuna dalıp gönlün
eser mum tutmuş dip kuyulara
mavinin rüzgarı olur aldanışın
tutmak istesem uzaklaşır hayalin
yakılır bende olan tüm kitaplar
bir yaprak düşer pencerenden
aldırış etmezsin
sen de bilmezsin
alıp saklamazsın koynunda
itiraz edersin her defasında
sema varsaydığım yanaklarından
bir yıldız kayar da o vakit
aşka gel/me dersin
irkilmelerinin coğrafyasında
oysa akan bir damla yıldızında
bin nüsha aşk saklıdır
delişmen arzularıma ait
tütsülü sabahlarımdan
ne kadar borçluda kalsam ölüme
aşk için gitmeler memnu değildir
sen itiraz ederken
ben her gün seni beklerken
karınca duası mırıldanmalarında
…
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.