11
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2213
Okunma
Sözcüklerde kısalır elbet… kısılması gibidir seslerin..ses ver ne olur… ben seni en suskun ütopyada bekleyen değil miyim?
Ölü doğan çocuklara isim gerekmez
Dillenmemiş her aşk yetim doğar yarınlara
Her yarın sisli bir gündür sensiz İstanbul’da
Yılgına gem vurulmaz ki
Ağaran saç tellerinde dolaşan ellerim gibi
Yarım kalır dudaklarımda tadın
Anlarım…
Anlamsızlığını vuslatın
Sökülür tenine saldığım köklerim
Solmuş bir yaprak olur sol omzunda ezberim
Ardına;
Dilimden dökülür gözyaşlarım
Taşa değer göğsüne yaslanamayan başım
Dolarım düşler içine her gecenin
Dünlerimse kanar ıssızlığına
Münferit bir kavmin günahkârıyım
Kollarım kapanmış dizlerin üzerine
Adım ürkü!
Gizledim kabuklarını her yaramın
Gev ramın…
İzgi midir gözlerime düşen namzet
Ey ki ey…
Kirlenmiş bir şafakta terk edilmez bir yürek
Sermestliği sensizliğe vursaydın
Anlardın elbet
Kalâya benzemez her ürkek
Yüzün de yakışır güze
Gazeller kıblelerde okunsun şimdi
Suda uyuyan tüm gülüşler
Boğuldu gitti…
Böyle havada hûzra mı gelinir
Sen söyleyen tüm dillerim
Susuyorsa vardır… elbet..!
Yalnızca kırılmış kadehler bilir esriklik denilen hissi… Kaybolunca dudak izlerinde mey zamanı…
Azaldım gitti sevgili… eksildin gitti… Kırık bir kadeh misali …
NeNa
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.