21
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2926
Okunma
/her salisesi nabzımda sensizliği vuruyor
bilmiyor, kendince neşeli guguklu saat/
gözlerine mil çekip, içini basan kış
birden ikiye atlatmıyor insanı
yaz izini sürdürmüyor içinde
dilinde, yaşam şarkılarından, arabesk bir tat
günü içmiş, çakırkeyif saltanâtıyla
günahkâr bir akşam
gelip çöküyor bağrına
affeyle beni affeyle...
gökteki kervanın uzun yolu/n/da
gün kırıntısız sefer
sürüp gider dualar, dil susuz
kimse, yüzündekini okumayı bilmiyor
ondan başka
hayatın ortasında bile değilsin
yine de
ölüm, randevusuna geç kalmasın istiyorsun
dağılmayacak diyorsun bu sis...
/kanatlarım yoruldu anne
sensiz uçmak istemiyorum/
her sokak adı “yalan”
taş bakışlı hayat
güneş tutulmuş pençelerinde
uğur getirmiyormuş, uğur böceği safsatası
hiç kimsenin haberi yok kimseden
masalların müzesinde saklıymış masumiyet
aydınlıkta ışığı göremeyenler yüzünden yitiyor belleğin
mağaradan inmiş, değnekli adamların
sırtında geçmeyen izleri
canını yakıyor çaresizliğin
koynuna almak için
en güzel sesiyle çağırıyor karanlık
yapacak ne çok şey var oysa!
/gitmeliyim anne
bir kardelen gibi cesurca kırmalıyım buzumu
şifâ niyetine tembihlerine
gelmeye çok geç kaldım!…/
Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.