4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
886
Okunma

fundalıkta sonsuzca
iste kasım rüzgarı,
yırtılan ve parçalanan arpalıkta
Ağır ağır sokakları döven
işte rüzgar
Çifçilerin evlerinde
Demir kova ve kasnaklar
köy ambarlarında
Gıcırtılı ve endişeli
Bütün bir ölüm melankolisi
kepçe çalıyor, su boyunca,
Huş ağacının ölü yaprakları
Kasım ayının vahşi rüzgarı
Kemiriyor dallarda
Kuş yuvalarını
Rüzgar demir dövüyor
Ve tarıyor, uzakta tepeleri
Öfkeli
Ahırlar acınacak halde,
Kapılar yamalı
Hırpalıyor paçavra gibi
Cam ve kağıt
Kasımın vahşi rüzgarı
Hedefinde yağız ot,
Aşağıdan yukarı
Yukarıdan aşağıya, yıldırım darbeleri,
Kara kıtlık değirmen, uğursuz
Değirmen rüzgar öğütmede
Kasım ayının yaban rüzgarı
bıldırcınlar, dal kökünde
minarelerin etrafında,
sarsılmış değneklerde
Eski anız ve tenteler
çırparak rüzgar
Kasımın yaban rüzgarı
Dar mezarda haç gibi
Ölümün çapraz kolları
Düşüyor sonbahar gibi
siyaha katlanmış yere doğru
Kasımın yaban rüzgarı
Tanıştınmı onunla
üç yüz yolun kavşağında
korkarak soğuktan kuşkuyla
karşılaştınmı onunla
korkuların hayretle
gördünmü gecede
aşağı atarken ayı
çürümüş köylerde
bağıran hayvanlar
Fırtına da
seneye yeşersin diye
yeni bir dünya
5.0
100% (2)