54
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
4422
Okunma


senin saçların bahar/ benimkiler kuz
ancak ağladığında mavi bakan
kara gözlü bir kentin tam göbeğinde
istesen/ güz gibi geçinip giderdik biz
ayaklarımızın ucunda deniz
kalbimizde palazlanan bir çocuk sevda;
kentin hissiyatına bütünüyle giz.
geceleri tiril tiril bir hüzün geçirirdim
ağlar/ ağarırdı sırtımdaki eski mevsimler
dokununca/ bir köy evinin
kerpiç duvarları gibi serin ellerin;
iki yürek/ tek beden üşüyüp büzüşürdük biz
alnımızda asi rüzgar
dişlerimizin arasında gecikmiş inat
sevişir ısınırdık kentten izinsiz.
sana aryalar dinletirdim/ sen sus...
gözlerin zaten içli iki sevda türküsü
anadolunun en ela
anadolunun en ücra yöresiyle bakardın
dilini yutardı kent/ başını öne eğer
ortaklık ederdi susuzluğumuza
arsız dalgalar/ yurtsuz martılar/ metruk takalar
ve nasırlı ellerinden balıkçıların...
yemsiz oltalar çekilirdi birer birer;
hazırlanırdı kıyısı yatağın
ten tuzlu tuzlu ince kum
aşk fitili tutuşturulmuş mum
sahil ben/ sahil sen
o dakikadan sonra sahil/ mecburen dilsiz.
sen bir şiire otururdun gece olunca
huysuz olurdun şiir diline oturunca
üstüme çekerdim bitmemiş mısraları
uyur gibi yapardım;
kirpiğimin ucunda kırptığım an bitiverecek bir rüya...
huyunu bildiğimden kıpırtısız sanırdın
gülerdim içimden/ içim gülerdi
biterdi şiir/ rüyam ağlardı
istesen rüyalarıma ilişirdin
istesem şiirlerine ilişirdim
istesek birbirimize ilişip büyürdük biz.
ve zaman...
gözlerimizin önünde boy atan
bir evlat kadar sessiz.
JD
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.