4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1222
Okunma

yorulmuş gözleri zavallı sevgili
artık kahır açılmadan uzun bir süre
donuk bir resim içimde
parmakları pencerede kilitli
bir gidişin vardı ki
tren istasyonu yıkıldı bir an
gelip uğramaz kimse artık zi’han
istanbulu sel basti Nihan
cehennem geçti üzerimizden
yağmur yağmur sicim gibi
göğün dibi delindi Nihan
ne varsa gidiyor
dünya yıkıldı sanki
her şey içime yağıyor artık
vur vur nereye kadar
seni gizleyen bir yanım kaldı
delik şemsiye kadar
kanalizasyonlar bile patladı Nihan
ellerin nerde
mutluluğun seni şaşırttığı yerde
gevezelik aklında çeşme gibi
Ve susmayan gece gündüz,
susar kendi gecesinde yıldızlar kadar
sarhoş ayaklarımda
uzun yollarda
deşiyor sol yanımı
verirken renklerini,
düşüyor yağmur gibi
yollarda
alev alev ruhun
yanıp sönen bir yıldırım
hızla sararken havayı
büyülü yüzün
dökülüpte çekilir
bitkin yılgın bir dalga yığınına
ve görünmez bir yamaç
Kalbimin köküne kadar inen
Ey gecede güzelleşen
eğilirken bana doğru göğüslerin
sonsuz şikayetini dinlerim
ve çırpınışı göbeğinin
Ay, su sesi ve mübarek gece
Ağaçlar etrafında ürpertide
içimin aynasında
saf hüzün
bir yığın çiçek
yeniden açmada
karıştırır renklerini,
debreşen ellerime
ve düşürürken yağmurlara
iri gözyaşlarıyla yüzün
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.