1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1272
Okunma

Saklı mabedinde aşkla besledin,
Sırlarımı eşme eylül yaralım!
Eylül bakışında gökçe süsledin,
Yanağıma düşme eylül yaralım!
Buzul düş giyince mevsim saçağı,
Bağrımda kanıyor hüzün kaçağı;
Kabuklu yaramda hasret bıçağı,
Dertlerimi deşme eylül yaralım!
Utangan gamzene gülücük takın,
Harami yellerden zülfünü sakın;
Göçmen ufuklardan sılaya bakın,
Hazanıma koşma eylül yaralım!
Virane göllerden göklere ağma,
Çiğdem dudağına gücenik yağma;
Hayal bulutundan urağan sağma,
Deryalarda taşma eylül yaralım!
Zeybek diyarının vurgun efesi,
Şakıyan bülbülün gönül kafesi;
Suskun dergâhımın soylu nefesi,
Semahlarda coşma eylül yaralım!
Şiryanına dolan kanında kandım,
Son sevda durağın canında candım;
Çaresiz ayrılık gününde yandım,
Küllerimde pişme eylül yaralım!
Yorgun kanatlarım karar tutmadı,
Nemrut’tan Süphan’a gücüm yetmedi;
Kaçkar’dan Ilgaz’a sözüm bitmedi,
Dağlarımı aşma eylül yaralım!
08 Şubat 2010 İstanbul
Murat Aydın Doma
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.