6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1409
Okunma
Manzumesi gelir elden gurbetin
Gazel döker fidanlar, gönle yaslı
Bir gürültü kopar; fırtınasız sisli günde
Müebbettir sevda, vuslatsa hicrandır
Dağılır izleri sevdanın
İşte budur; isyan nöbetim
İçimde sam yeli eser, akdeniz gibi
Yelken almıyor gemilerim, dalgalar haşin
Yüküm çok ağır, aşkımsa muzdarip
Halden haleyim, fıskımsa; acayip
Nazlıdır sözleri sevdanın
Bak budur; isyan nöbetim
Zaman; doğum günümü yok etti
Ziller çaldı tenimde, bakışlar garip
Toprağıma yüksündü, şehirlerimin silüeti
Bir Karadeniz çekti beni, birde Akdeniz
Çaktı çivileri, battı sevda yükü
Batarken sevda yüküyle
İşte budur; isyan nöbeti
Kader örmüş ağını, zırh gibi
Keklik ötmüyor, kayanın koynunda
Asi ceylanları arar, yüreğimin kırları
Sancılar oluşur dağ başında ki dumanın
Meyveleri buruk kalmasın, yar bağının
Bir kuru meyvedir sevda
İşte budur; isyan nöbetim
Bir çağrıdır yare, buluşmalarım; yarca
Hasretin; en koyu gecelerine sitemde
Ezilir yüreğim, incinir kelimelerim
Her buruk geçen günümde
Güne düşen bir cennettir hayalim
Günsüzdür sevdalar sanki
İşte budur; isyan nöbetim
’’her isyan; bir sukunetin müjdesidir, sonsuzluğa giden büyük yolda...’’
21-06-2009 Hayrettin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.